İstiklal Marşımızı Ağlayarak Dinledik

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » İstiklal Marşımızı Ağlayarak Dinledik

Dört yaşındaki bir yavrumuzun, İstiklal Marşımızın 10 kıtasını şiir olarak inanılmaz coşku içerisinde okumasını televizyonda izleyince, neden yalan söyleyelim, gözyaşlarımızı tutamadık ve salya sümük ağladık… Salonda onu izlemekte olan protokol zevatından kimilerinin de ağladığını televizyon ekranlarında görünce, eşimizin ve çoluk çocuğumuzun yanında gözyaşı dökmekte, koca adam olmamız nedeniyle pek de ayıp etmediğimizi ve salya sümük konusunda yalnız olmadığımızı anladık.

Dört yaşındaki bir çocuğun istiklal marşımızın 10 kıtasını hiç teklemeden bu denli coşku içerisinde okumuş olması karşısında nasıl ağlamaz ve gözyaşı dökmezsiniz! Televizyonu geç açtığımız için Meclis Başkanı Bülent Arınç, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar gibi önemli konumdaki şahsiyetlerin de salonda yer almış olduğu etkinliğin kimler tarafından ve ne amaçla düzenlemiş olduğunu anlayamadık. Ancak, etkinlik, tören nerede yapılmış olursa olsun, kimler ve ne amaçla düzenlemiş olurlarsa olsunlar, İstiklal Marşımızı dört yaşımızda ki bir yavrumuzun bu denli mükemmel okumuş olmasının “muhteşem zevkini” bizlere tattıranlara gönül dolusu sevgiler…

Şu gerçek ki, yaşını başını almış ve önemli görevlerde bulunan pek çok kişinin İstiklal Marşımızı küçücük yavrumuzun hafıza ve haykırış gücü ile okuyamayacağına dair inancımızı, burada altını çizerek belirtmek isteriz..

Bunu neden iddia ediyor ve yazıyoruz? Ne yazık ki toplumumuzda artık eskisi kadar milliyetçilik duyguları güçlü değil. Belki tehlike kapıya dayandığında hepimiz coşuyor güçlü bir vatansever kesiliyoruz ama bunlar gelip geçici tepkiler ve duygular oluyor.

Üsküdar da sahil kesiminde, Türk bayrağı satmakta olan vatandaşımızla bir süre önce yaptığımız sohbetimiz sırasında öğreniyoruz ki; bayrak satın alanların sayısı bir hayli azalmış. Geçtiğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda sadece 3 adet bayrak satabilmiş. Kendisine neden böyle satışlar az diye sorduğumuzda iki neden ortaya koyuyor. Birinci olarak Milliyetçilik duygularının eskisi gibi güçlü olmadığını söylerken, ikinci olarak da halkın alım gücünün çok düştüğünü vatandaşın zor geçinebilir duruma geldiğini dile getiriyor.

Bayrak bir ülkenin en yüce sembolüdür! Bayrağını unutan bayrağına gereken değeri vermeyen halk “BAYRAKSIZ” ve “VATANSIZ” kalmaya mahkumdur.

Vatanını ve bayrağını yitirmiş ülkelerin halkları, HÜRRİYETSİZ de kalmanın derin acısı içerisinde olacakları kesin!

Hürriyet Kavgası

Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,

Dalga dalga aydınlık oldular,

Yürüdüler karanlığın üstüne.

Meydanları zaptettiler yine

Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.

Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.

Safları sıkıştırın çocuklar,

Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır

Nazım Hikmet – 1962

Uyan Türkiyem uyan!

Uyan Sevgili halkım uyan!

Önce BAYRAĞINA, sonra VATANINA sonra da İSTİKLAL MARŞINA sahip çık! Çünkü “VATANSIZ VATANSEVER OLUNMAZ”!

Dalga dalga, hain hain, sinsi sinsi geliyorlar üstümüze!

İMF’yle Dünya Bankası’yla, Küreselleşme’yle geliyorlar

Dışardan ABD ve AB, içerde şeriat özlemi içerisinde olanlar!…

Tek hedefleri Türkiye Cumhuriyeti ve Kemalizm!..

“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini

Share:

More Posts

Send Us A Message