“Türkiye, AB İle İslam Ülkeleri Arasında Köprü Olmalı”

Home » Türkçe » Basından » Haberler » “Türkiye, AB İle İslam Ülkeleri Arasında Köprü Olmalı”

AB liderlerinin, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye aleyhtarı görüşlerine boyun eğmesinden bir gün sonra İslam dünyasından önemli bir çıkış geldi.

Abant Platformu’nda bir araya gelen Arap ülkelerinin aydınları, Türkiye’nin Batı ile Müslüman devletler arasında köprü vazifesi gördüğünü vurguladı. AB üyeliğinin önemine dikkat çeken bilim adamı ve gazeteciler, Türkiye’nin kendi değerlerini koruyarak Avrupa yolunda ilerlemesini övdü. İstanbul’da düzenlenen “AB sürecinde medeniyetler köprüsü Türkiye” başlıklı toplantıda konuşan Mısırlı Prof. Dr. Nadya Mustafa, Ankara ile Brüksel arasındaki gidişatın modernliğine vurgu yaptı, gelecek adına umutlu olduğunun altını çizdi. Gazeteci-yazar Fehmi Hüveydi de özgürlükler ve demokrasi konusunda büyük gelişme kaydeden Türkiye’nin bütün akımları kucaklayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Gazeteci Hüseyin Gülerce ise Abant Platformu’nun, İslam dünyası ile Batı arasındaki kültürlerarası diyalogda önemli bir görev üstlendiğini anlattı. Gülerce, “Türkiye’nin AB üyeliğiyle Avrasya’nın barış adasına dönüşeceğini düşünüyoruz. Bu üyelikle yeni bir İslam-Batı ilişkisi mümkün kılınacaktır.” dedi.

Abant Platformu’nun açılış konuşmalarını Mısırlı akademisyen Prof. Dr. Nadya Mustafa, gazeteci yazar Fehmi Hüveydi, gazeteci Hüseyin Gülerce, AK Parti Düzce Milletvekili ve Dışişleri eski bakanlarından Yaşar Yakış yaptı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasının önemini vurgulayan konuşmacılar, Türkiye’nin kültürler arasında köprü görevi üstlenebileceğini söyledi.

Toplantının ilk oturumunda, “AK Parti’nin yükselişi ve laiklik” konusu tartışıldı. Prof. Dr. Ali Leila’nın başkanlığını yaptığı oturumda, gazeteci Şahin Alpay, Prof. Dr. Seyfeddin Abdülfettah, Dr. Amr eş Şöbeki ve Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne müzakereci olarak yer adı. Şahin Alpay, laik ve dindarların bir arada yaşamasının AK Parti tarafından sağlandığını belirtirken, Prof. Abdülfettah, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri bir arada tutmayı başardığını ifade etti. Dr. Amr eş Şöbeki ise Türkiye’nin kendi değerlerini koruyarak AB yolunda ilerlemesinin büyük başarı olduğunu dile getirdi. Türkiye’de karşıdakini yok etmek isteyen laiklik anlayışının kalmadığını belirtti. Abant Platformu’na katılan konuşmacılar, özetle şu görüşleri dile getirdi:

Mümtaz’er Türköne: Medeniyetler şemsiyesi altında bir arada duracak iki ülke Mısır ve Türkiye’dir. Demokrasi kazanımları bu anlamda paylaşılmalı. Türkiye’de laiklikle İslamofobi karıştırılıyor. Aslında laiklik yok, laisizm var. İslamofobi var. AK Parti döneminde ilk defa Türkiye köklü bir nitelik değişikliği yaşıyor. Türkiye seçkinlerini değiştiriyor. Yeni seçkinler muhafazakar değerlere sahip.

Dr. Amr Eş Şöbeki: AK Parti, Refah Partisi deneyiminden çıktı. Aynı hataları yapmadı. Terimlerden uzak durdu. Olumlu laiklikle demokrasi arasında ilişki kurdu. Daha modern bir anlayışla laiklik sunmaya çalıştı. Ilımlı İslam ile laiklik kucaklaştı. Çatışmaların yerine farklı bir orta yol bulunmaya çalışıldı. Bu büyük başarı.

Fehmi Hüveydi: Türkiye’de özgürlükler açısından büyük gelişim var. Bu laiklikten değil, demokrasiden kaynaklanıyor. Bölge ilişkileri üç temele dayanıyor; İran-Türkiye-Mısır. Bu üç ülke sağlam bir geçmişe sahip. Gelecek için çabalar göstermişler. İçlerinden birinin çekilmesiyle bu olumlu çalışma sona erer. Diyaloğu sadece medeniyetler arasında değil, kültürler arasında devam ettirmek gerekir. Türkiye varlığıyla bir köprü. Her akımı kucaklayabilecek imkana sahip. Türkiye bölgede aktif rol oynayabilir.

Dr. Kemal Habib: AK Parti’de demokratik muhafazakarlık tutumu var. Barış içinde bir arada yaşayabilme deneyimi var.

Prof. Dr. Yasin Aktay: Laiklik, Türkiye’de bir eğitme, dönüştürme projesi olarak uygulanmaktadır. Barış projesi olarak değil. Bu yüzden laiklik, toplumun tabanında dirençle karşılaşmıştır. Dinî kesimlerle çatışan taraf olarak benimsenmiştir. Benimsemenin olması için barışçıl anlamda topluma sunulması gerekir. AK Parti laikliği, laiklerden çok savunuyor. Bu da üstünlük.

Prof. Dr. Nadya Mustafa: Mısır ve Türkiye arasındaki bu toplantı önemli bir değere sahip. Nitelik bakımından da önemlidir. Bu toplantımız Mısır ve Türkiye arasında medeni bir diyalog tesis etme imkanı veriyor. En önemli konu iki tarafı kapsayan diyalog ve İslam kültürü üzerine kurulmuş bir diyalog. İkili diyalog görüşmelerinde gerek siyasi ve gerekse STK’ların deneyimleri önemli bir değere sahip. Mısır ve Türkiye’nin bu konudaki deneyimleri ele alınıp diğer uluslararası projeler çerçevesinde incelenmeli. Mısır’daki projelerde Türk tecrübesinden istifade edilmiştir. Abant toplantıları bu sürece önemli bir katkı sağlayacaktır. Türkiye araştırmalarına önem veriyoruz. Yapılan araştırma ve tezler oldukça fazla. Gerek Türkiye ve gerekse Avrupa aleminin gidişi oldukça modern. Bundan gelecek adına umutluyum.

Yaşar Yakış (AK Parti Milletvekili): Türkiye’nin AB üyelik süreci oldukça uzun bir süreç. 2013’ten önce Türkiye bu üyeliğin gerçekleşemeyeceğini biliyor. Zira bütün planları kendisi buna göre yaptı. Dolayısıyla bu tarihe kadar Sarkozy ve Merkel’in halen iktidarda olup olmayacağı şüpheli. O gün geldiğinde gündem ne olacak bu da belli değil. Bizim yapmamız gereken ufkun ötesini görmek. Türkiye kendi evinin içini düzenlemeli. Kendi önceliklerimize göre yapacaklarımızı gündeme almamız gerekiyor. AB’nin Türkiye üzerindeki etki etme gücü önemli derecede aşınmıştır. Türkiye kendi yol haritasını ortaya koymuştur. İyi bir demokrasimiz var, eksikliklerimize rağmen yolumuza devam edeceğiz. Bunlar yapıldıktan sonra AB yine bizi kabul etmezse ne olacak? Hiçbir şey. Biz hep söylendiği gibi “Ankara kararları” der yolumuza devam ederiz. (Büşra Erdem)

Share:

More Posts

Send Us A Message