Bu seçim birçok hususta halkın güvenoyu demek Erdoğan için… Birincisi cemaat ile kavgasında milat olacak bu seçim. Alacağı oya göre kendince cemaat ile ilgili yapacaklarını belirleyecek. İkincisi yolsuzluk vs ile ilgili iddiaların halktaki yansımasını görmüş olacak.
Yolsuzluk, rüşvet, iltimas gibi iddialar havada uçuşuyor.
İddialar üzerine yapılan soruşturmalardan sonra yolsuzluğu (belki de) aklayacak mahkemeleri de işlevsiz hale getirdiler.
Bunu iktidar mensuplarından kime sorsanız cevap olarak “sandık” diyorlar…
Sandık yolsuzluğu aklar mı peki?
Aslında 30 Mart’ta biz sadece yerel seçimlere gidecek, Belediye Başkanlarımızı seçecektik…
Ama Başbakan bu seçimi çok önemsedi.
Gereğinden fazla anlam yükledi. Hatta belki de siyasi geleceği için ölüm kalım mücadelesi demek bu seçim.
İstiklal mücadelesi demesi de bundandır belki kim bilir…
Bu seçim birçok hususta halkın güvenoyu demek Erdoğan için…
Birincisi cemaat ile kavgasında milat olacak bu seçim. Alacağı oya göre kendince cemaat ile ilgili yapacaklarını belirleyecek.
İkincisi yolsuzluk vs ile ilgili iddiaların halktaki yansımasını görmüş olacak.
Ki iddia edilen olayların üzerine gidilip gidilmeme seyrini yine bu seçimde alacağı oya göre belirleyecek.
Üçüncü olarak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler için de turnusol olacak 30 Mart…
Peki bu seçimde alınacak oy oranı neyi, nasıl etkiler.
Ya da şöyle soralım % kaç oy alırsa cemaate savaşa devam eder.
% kaç oy yolsuzluk iddialarını temizler?
Ak Parti Tabanındaki Masum Kardeşim
Dikkat ediyor musunuz aşırı gerginler.
Çok stresliler.
Çok tahammülsüzler.
En ufacık eleştiriye hakaretle cevap veriyorlar.
Tehditler savuruyorlar…
Her şeyi anlarım belki, ama cevap veremedikleri noktalarda çok küfrediyorlar ya ona anlam veremiyorum…
Sanırım onlar da son zamanlarda olan bitenden sonra partinin arkasında durmakta zorlanıyorlar…
Bunun mahcubiyetini yansıtmamak için de agresifleşiyorlar….
Zor olmalı; içinde öz be öz kardeşlerinin olduğu bir camiaya örgüt demek.
Ama Başbakan koca (!) genel yayın yönetmenini canlı yayında azarlayıp “Örgüt diyeceksin!” dedikten sonra, ikbal peşinde olan partili napsın. O da diyecek mecbur…
Yıllarca çocuklarını emanet ettikleri, her mecrada müteşşekkir oldukları eğitim kurumlarına, şimdilerde başbakanın “okullarından, dershanelerinden alın” emrini yerine getirip getirmeme de tereddüt yaşıyorlar.
Zira evladının geleceği başka… Öyle emirle falan olacak bişey değil…
Zor bugünlerde Ak Partiliyim demek;
1. Kutu kutu rüşvet paralarına imam hatip içindi diyeceksin
2. Kabataş’ta benim başörtülü bacımı taciz ettiler, bebeğini dövdüler diyeceksin.
3. Sayfa sayfa rüşvet belgesine şantaj, montaj diyeceksin.
4. İçişleri Bakanının “Adamın kapısını kırın alın, gerekirse kanun çıkarırım” nobranlığını vatanseverlik diye anlayacaksın…
5. Neredeyse her haberi tekzip edilen yandaş bir medyaya sahip çıkmak zorunda kalacaksın.
6. Her konuşmasında vatandaşı aşağılayan, ötekileştiren, tehditler savuran hatta ölmüş çocukların annesini halka yuhalatan başbakanın her yaptığını onaylayacaksın…
7. Senin de belki onlarca yakınının olduğu cemaat mensuplarına, seçim sonrası hapse gireceklerini anlatacaksın…
8. İşini yapan, vatansever memurların hoyratça savrulmasını, hiçbir dayanağı olmayan, farazi bir iddia olan “paralel yapı” şaçmalığı ile kabulleneceksin…
En önemlisi tevil uzmanı olacaksın…
Akıl, fikir, vicdan yerlerde sürünecek ve sen hep “ama” diyeceksin…
Zor be senin işin de sevgili tabandaki Ak Partili masum kardeşim….
Düşünsene sen hukuk ve demokrasi işlesin, bunun için yeni anayasa yapılsın diye oy vermişsin, arkasında durmuşsun, desteklemişsin onlar kendi orman kanunları ile devlet yönetiyor buna da vatanseverlik diyorlar…
Az milleti sevseler belki değişir. Ne dersin sevgili masum AK Partili kardeşim…








