Akıl ile vahyi birleştirme ameliyesi: İçtihad

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Akıl ile vahyi birleştirme ameliyesi: İçtihad

Programın organizatörü yine Yeni Ümit ile Hira dergileri. Hira tam manasıyla ruhlara girmiş Arap aleminde. Katılım yüksek. Arap dünyasının tanınmış alimleri var. Salonun ön kısımları 95 ülkeden gelen bin kadar hatırı sayılır misafirle dolu. Ayrıca gazeteciler, kanaat önderleri, yani etkin insanlar yanında yüzlerce ilahiyat talebesi. Geçen yılki İcma Programı’ndan geri kalan hiçbir yanı yok. Şimdiki konu içtihad ve kıyas.

Hemen her konuşmacı İslam memleketlerindeki mazlumiyetlerin ve problemlerin üzerinde durdu. Dört bir tarafı cehaletin, fakirliğin ve tefrikanın sardığını bazı alimler dile getirdi. İslam dünyasının pürü perişan halini gözler önüne serdiler. Belli ki herkes bir çare peşinde, çare arayışı içinde.

Soru net: Bu kadar İslam memleketi, böylesine ağır problem ağının üstesinden nasıl gelecek ve nasıl ayağa kalkacak! Silahlı mücadeleyle mümkün değil. Bazen maddi zenginlik de yeterli gelmiyor. Bir oturumda ‘Geleceğin inşasında içtihad kültürünün önemi’ temasını işleyen Prof. Dr. Semir Budinar’ın (Fas) açış konuşmasında “Sempozyum ümmetin ruhudur. Kalplerin telifi için geldik. Ümmetin sıkıntılardan kurtulması için buradayız. İçtihad medeniyetin yollarını açar mı, açar. İslam alemi büyük sıkıntılar içinde, ama sıkıntılar daimi değildir. Her karanlığın arkasında bir fecr-i sadık göreceğiz.” ifadelerini kullanması manidardı.

Sempozyum bir kere daha gösterdi ki, bu mutlu gelecek gelenekle modernitenin, akılla vahyin ortak paydalarında gizli.

Yani çözüm de giderek netleşiyor: Tam da bu noktada Hizmet Hareketi İslam dünyasına ümit kaynağı oluyor. Böyle bir programın Türkiye’de son aylarda yaşanan ürkütücü siyasi gelişmeler sürecinde düzenlenmesi ve verilen mesajlar hayli ilginç. Türkiye’de Hizmet Hareketi’ne reva görülenlerle İslam aleminin ileri gelen alimlerinin yaklaşımları tarihi bir zaman diliminde yaşadığımızın en bariz göstergesi. Sempozyuma katılan alimlerin bazıları zikredilirse mesele daha iyi anlaşılır: Uluslararası Afrika Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Hasan Mekki, Fas Toplum Araştırmaları Direktörü Semir Budinar, Ürdün Müftüsü Prof. Dr. Abdülkerim El- Hasavne, Cezayir İslam Âlimler Birliği Başkanı Prof. Dr. Abdurezzak Gassum, Tunus’lu Prof. Dr. Muhammed Şitavi, Afganistan Dini Kurumlar Başkanı Prof. Dr. Şefik Samim.

Evet, tünelin ucundaki ışığı Hizmet Hareketi’yle farkediyor İslam alimleri yeniden. Ve duruşlarını her geçen gün daha da netleştiriyor ve geleceğe artık ümitle bakıyorlar. Hira Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Savaş’ın, “Tarihin tozlu sayfalarına baktığımız zaman alimlerin ve ulemanın hakiki manada tarih yazdıklarının görmekteyiz. Onlar hiçbir zaman toplumda bir kenarına çekilip olayları seyretmemişlerdir.” demesi bir gerçeğin ifadesi. Ama gerçek alimlerin…

Birleşmiş Milletler havasını estiren bir manzara hakimdi. Değişik kültür coğrafyalarından insanlar, kendi renklilikleriyle yine bir defa bir araya gelmenin, devasa problemlere ortak çözümler arayışının verdiği hazzı yaşıyorlardı. Sanki asırlardır hasretini çektikleri bir zemini bulmuş olmanın sevinciyle oluşan tatlı bir heyecan okunuyordu yüzlerinde.

Ulemanın içtihad ve kıyasla ilgili düşüncelerini okumayı medyaya havale ederek, oradaki bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim. İslam dünyası, Batı karşısında yediği şoklardan ve düşünce tortularından kurtulup, yeniden sağlam bir fikir atlası ve aksiyon temeli keşfediyor. Varsın bazı nadanlar anlamasın, dünya bu ve benzeri toplantılara ve toparlanmalara bakılırsa çok şeylere gebe gibi.

Artık savaşlara, çatışmalara, kavgalara gına getirdik. Herkes bir sükûnet ve sulh arzusu içinde. Sempozyum bir kere daha gösterdi ki, bu mutlu gelecek gelenekle modernitenin, akılla vahyin ortak paydalarında gizli.

Share:

More Posts

Send Us A Message