Ne Mutlu… Gönül Erleri Var

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Ne Mutlu… Gönül Erleri Var

YÖK cemaatinin, güç merkezlerine yaslanarak tırmandırdığı gerilim, Türkiye’nin asıl çehresini yansıtmıyor.

Bu ülkenin asıl çehresi, 16 Ekim’de İstanbul’da Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın geleneksel iftar yemeğindeki güzelliklerdir.

Şubat Soğuğu’nun izlerini silen, insanımızı yeniden kaynaştıran, doğru istikameti yeniden gösteren bu bir araya geliş, gerilimlerin sun’i, diyalog ve hoşgörüyü hakim kılmanın ise kalıcı olduğunu hepimize yeniden hatırlattı. Bir defa daha gördük ki, millet olarak aydınlık bir istikbale yürürken her köşe başında bizim önümüz kesilmek istenecek. Farklılıklarımız her defasında bir ayrılık gerekçesi olarak başımıza kakılacak ve bir krizden başka bir krize savrulmaya çalışacağız. Tek silahımız ve sığınağımız var; diyalog ve hoşgörü.

Bu ülkenin güzel insanları güzel hizmetler yapıyor. Fedakâr evlatları, hayırsever esnaf ve işadamlarıyla dünyanın 91 ülkesinde 500’den fazla eğitim kurumuyla bizim değerlerimizin güzelliklerini sergiliyorlar. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın “Evrensel Barışa Doğru” iftarında ortak tavır, toplumun her kesiminden gelen temsilcilerin “küreselleşmenin bizcesi”ne sahip çıkmalarıydı. Bin kişilik salondaki hava, herkesin yüreğinden konuşmasına yetti de arttı bile.

DYP Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar şöyle dedi:

“Türkiye, elbette ki büyük cihan imparatorluğunun varisi.. ve bu verasetten nasıl bir güçlü Cumhuriyet çıktığını bugün hep birlikte gördük.

“Çünkü bu Cumhuriyet’in gönül erleri var. Dünyanın öbür ucunda, kilometrelerce uzakta hiçbir maddi karşılık beklemeksizin, bir idealin, bir güzelliğin ve insanlara hizmet edebilmenin manevî zevkini ruhunda yaşayan inançlı insanlar bu gönül erleri… Şükran borçluyuz hepsine.

“Ne mutlu… Türkiye’nin, dünya malının dünyada kalacağını bilen muhteşem insanları var. Onlar, hayatı ülkelerine hizmet biliyorlar. Bunun ötesinde ülkenin güzelliğini dünyanın her tarafına taşıyorlar.

“Ne mutlu… Dünyadaki barışa, insanlar arasındaki dostluğa hizmet edecek kaynakları bulmakta zorlanmayan insanlarımız var. Ve elbette ki, bugünün dünyasında medeniyetler arası uzlaşmayı, proje diye bugün Birleşmiş Milletler çerçevesinde ortaya çıkarmanın çok öncesinde, dünyada diyaloğu, inançlar arasındaki farklılıkları bir zenginlik haline getiren bir düşüncenin inançlı bir toplum önderi var: Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi. Ne kadar doğru bir iş yaptığını bugünün Türkiye’sinde çok net olarak görüyoruz. Ve ortaya konan bu hizmete sadakatle hizmet eden inanmış vakıf yöneticileri var. Ve biraz evvel söyledim; ama bir kere daha söylemek lazım. Binlerce kilometre uzakta, her türlü nimetten uzak; ama hizmet erbabı olan insanlarımız var. Onları güçleriyle destekleyenlerimiz var. Ne kadar iftihar etsek az. Ne kadar çok bu hizmetlere destek versek az. Ne kadar çok bu yüksek ideallerin peşinde koşsak az. Bir mübarek Ramazan günü, bu güzel gece ile hakikaten şenlendi. Gençlerimizi sevgi ile kucaklıyorum. Gittiğiniz yerlerde herkese, bütün arkadaşlarınıza muhabbetlerinizi, sevginizi götürün.”

Meclis Başkanımız Sayın Bülent Arınç da yüreğini ortaya koydu ve dünyadaki Türk okullarının varlığı için “Bu bir destandır.” dedikten sonra ilave etti:

“Bu güzellikleri yaşamak mutluluk verici. (Sahnedeki gençleri işaret ederek) Ben bunları tanıyorum. Okullarını da gördüm. Siz bunların bir de okullarını ve ülkelerini görseniz eminim hüngür hüngür ağlarsınız. Bu gençler ‘evrensel barışa doğru’ mesajının gerçek kahramanlarıdır.”

Biz gerilim tırmandıranlara değil, insanımıza güzellikler yaşatanlara kulak verelim.

Share:

More Posts

Send Us A Message