AB üyeliğimiz Gürcistan’ı Heyecanlandırıyor…

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » AB üyeliğimiz Gürcistan’ı Heyecanlandırıyor…

Tiflis- Globalleşme ve Medeniyetlerarası Diyalog Sempozyumu için Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teyiz. UNESCO, Uluslararası Gürcistan Eğitime Katkı ve İş Hayatı Dayanışma Vakfı, Uluslararası Karadeniz Üniversitesi, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Kültürlerarası Diyalog Platformu ve Gürcistan Bilimler Akademisi tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyumun açılışını Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin yapması, sanırım toplantının önemini anlatmaya yeter. Saakaşvili’nin, konuşmasında Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği önem dikkat çekiciydi.

Gürcistan’a yardıma ilk gelen ülkenin Türkiye olduğunu belirten Saakaşvili, “Sovyetlerin dağılmasıyla çok büyük bir dost ülke edindik.” dedi. Başbakan Erdoğan ile şahsî dostluğunu da ifade eden Gürcistan Devlet Başkanı, pek çok reform için örnek aldıkları Türkiye’nin AB üyeliğini de çok önemli bulduklarını söyledi. Ve ekledi: “Gürcistan da bir Avrupa ülkesidir.

Avrupa’nın bir parçasıdır. AB’ye Türkiye ile beraber Gürcistan’ın da alınacağına inanıyorum.

Etnik problemler, savaş çıkartmak isteyenler Gürcistan’ın AB’ye girişini engelleyemeyecektir.” (Gelin de Türkiye’deki AB karşıtlarını hatırlamayın! H.G.)

Ortodoks Kilisesi’nin Gürcistan’da çok önemli bir etkisi var. Saakaşvili’den sonra Gürcistan Patriği II. İlia’nın konuşması da bunu anlatıyor.

Saakaşvili, terör problemine değinirken, medeniyetlerarası çatışma ile terörün ilgisinin bulunmadığını da ifade etti. Patrik II. İlia da, “Globalleşme kesinlikle büyük ülkelerin küçük ülkeleri yutacağı, sömüreceği anlamına gelmiyor.” dedi.

Sempozyumda; Çek Cumhuriyeti eski Devlet Başkanı Vaclav Havel, eski UNESCO Başkanı Federiko Maiori, ABD eski Milli Güvenlik Danışmanı Zbigniev Brzezinski, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Onursal Başkanı Fethullah Gülen ve İsrail eski Dışişleri Bakanı Şimon Peres’in mesajları da okundu. Muhterem Gülen’in, din adına yapılan şiddet hareketlerinin ve acımasız terör olaylarının bizzat dinlerin, özellikle de üç semavi dinin özüne karşı savaşlar olduğunu belirtmesi ve samimi dindarları teröre karşı ortak mücadeleye çağırması büyük alkış aldı. Gürcistan’a ayak basar basmaz Türk-Gürcü dostluğunun sıcak havasını her yerde hissediyorsunuz.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Türk işadamları, özellikle eğitim kurumlarıyla adeta Gürcistan’ın imdadına koşmuş. Tiflis’teki Uluslararası Karadeniz Üniversitesi İngilizce eğitim diliyle 450 öğrenciye hizmet veriyor. Ayrıca kurslarla Türkçe öğretiliyor. Öğrencilerin yarısı Gürcü. Türkiye’den gelen öğrencilerin oranı % 32. Türkmenistan’dan gelen öğrencilerin oranı da % 12. Az sayıda Kazak, Kırgız, Nijerya ve Kenyalı öğrenci var. Mezunların % 28’i Gürcistan’da, % 22’si Türkiye’de, % 12’si ABD’de, % 6,6’sı İngiltere’de, % 3,6’sı Almanya’da, % 2,3’ü Fransa’da çalışıyor.

Tiflis’te Özel Demirel Koleji, Batum’da R. Şahin Dostluk Koleji var. Toplam 750 öğrencinin tamamına yakını Gürcü Hıristiyan çocuklar. Uluslararası Gürcistan Eğitime Katkı ve İş Hayatı Dayanışma Vakfı da lise ve üniversite öğrencilerinden 100 kişiye burs veriyor. Yılda iki defa 200 göçmen aileye gıda yardımı yapılıyor. Kimsesizler için kermesler düzenleniyor.

Tiflis, İstanbul’dan uçakla iki saat. Türk-Gürcü dostluğu çok daha yakın. Hele Gürcistan ile Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olarak ileri demokrasi zemininde bir de yan yana gelişini düşününüz. Siyaset tartışmalarından, karamsarlık aşılayan sun’i gündemlerden birkaç günlüğüne de olsa uzaklaşmak, moral verici ufuk turları için gayet isabetli oluyor…

Share:

More Posts

Send Us A Message