Milliyet’ten Melih Aşık yazmasaydı, bizim de gözümüzden kaçacaktı. Aşık, “CHP Bursa İl Başkanı Yılmaz Akkılıç’ın “öğüt name” şeklinde kaleme aldığı istifası gazetelerde pek yer bulmadı.” dedikten sonra, bahsi geçen istifa mektubuna yer verdi:
“62 yıl önce yitirdiğimiz ve de her geçen gün ışığından biraz daha uzaklaşmakta olduğumuz Atatürk dururken bazı çevrelere hoş görünme umuduyla 700 yıl öncesinin kerameti kendinden menkul şeyhini ‘mürşit’ kabul ederek sosyal demokrat olmaya kalkışmakla, Fethullah Gülen’e ‘mürit’ havalarına girmeyi içine sindirmek arasında sanıldığı kadar büyük fark olmasa gerektir…”
Anlamadığımız nokta şu: Atatürk’ü sevmek, tarihe ve topluma düşman olmayı mı gerektiriyor? Diyelim ki Fethullah Gülen’e gareziniz var, peki Osmanlının kuruluşunda manevi dinamik olarak rol alan Şeyh Edebali’den ne istiyorsunuz? Yoksa ondaki edep mi birilerini rahatsız ediyor? Şeyh Edebali’nin itiraz ettikleri bir yönü varsa, biz de bilelim.
“Kerameti kendinden menkul” denilen Şeyh Edebali ne diyor? Meşhur nasihatlerine aşağıda bir göz atalım isterseniz. Rahatsız olacağınız bir nokta olacak mı? Yoksa bazıları “kerameti kendinden menkul” derken, “menkul kıymetler borsası”nı mı kastediyor?








