Danışmaya Evet, Fetvaya Hayır

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Danışmaya Evet, Fetvaya Hayır

İki hafta önce Perşembe günü Başbakanlık Konutu’nda yapılan bu görüşme, beni şaşırtmadı. Başbakan Tansu Çiller’in böyle bir açılma ihtiyacı içinde olduğunu uzun süreden beri biliyordum. Ancak bu görüşme turlarına Fethullah Gülen’den başlaması dikkatimi çekiyor. Fethullah Gülen, benim dikkatimi ilk 1990’lı yılların hemen başında Türkiye’nin yaşadığı “Türban kavgası” sırasında çekti.

Çok iyi hatırlıyorum. O sıralarda Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği’ne yeni gelmiştim. Türkiye, türbanın serbest bırakılıp bırakılmaması konusunda neredeyse savaşa yol açacak bir çatışma yaşıyordu.

Atmosfer son derece gergindi. Türkiye’nin en etkili gazetesinin genel yayın yönetmeni olarak bu gerginliğin nasıl yumuşatılabileceği sorusunu kendi kendime soruyordum.

Kavgada Yumuşama İşte tam o sıralarda türban serbestiliğini savunan çevrelerin bir bölümünün aniden sessizliğe girdiğini fark ettim. O çevreler, birden türban yüzünden toplumun bu kadar gerilmesine karşı yumuşatıcı bir politika izlemeye başladılar. Bunun nedenini araştırdığımda şu cevapla karşılaştım.

Fethullah Hoca, toplumun türban meselesi yüzünden büyük bir iç kavgaya sürüklenmesini önlemek için tavır almaya başlamış. Daha sonra konuştuğum bu çevreler, Fethullah Hoca’nın bu yumuşatıcı politikasının, gerginliğin önlenmesinde çok etkili olduğunu söylediler.

Şimdi aradan dört yıl geçti. Türkiye artık türban yüzünden kavga etmiyor. Ve ben kendi kendime soruyorum. Acaba toplumumuzu bölen başka öteki olaylarda da, böyle insanlar devreye girip ortamı yumuşatıcı mesajlar verseler fena mı olur?

Share:

More Posts

Send Us A Message