Türkçe Konuşmak

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Türkçe Konuşmak

Her insan toprak, hava ve sudan gelen aynı malzeme ve unsurlardan oluşsa da, her bir insan kendi başına ayrı bir dünyadır. Aynı ülkede, hattâ birbirleriyle komşu olarak otursalar da aynı “dili konuşmayan” insanlar arasındaki farklar ise dünyalar kadardır.

Bir TV kanalındaki bir tartışma programında bir Müslüman entelektüel, İslâm’da resim ve heykelin neden benimsenmediğini izah ederken çok önemli bir söz söyledi: “İslâm, fânilere beka elbisesi giydirilmesini tasvip etmez.” Sorokin, bilhassa heykel sanatını fâniyi bâkileştirme hevesinin, ayrıca riya, tabasbus ve bencilliğin taşlaşmış hali olarak niteler. Programda çok tanınmış ve hem de kültürlü, iyi bir aydın olarak bilinen meşhur bir gazeteci, bu çok önemli tesbite, “Ne yani, şimdi siz bilimi ve teknolojiyi ret mi ediyorsunuz?” mukabelesinde bulundu. Dondum kaldım. Son bin yıllık tarihini büyük oranda İslâm’ın şekillendirdiği ve halkının çok büyük çoğunluğunu Müslümanların teşkil ettiği şu topraklarda oturan ve hem de önemli, kültürlü, çağdaş bir aydın olarak tanınan bir insan, bırakın İslâm hakkında sathî de olsa bir bilgi sahibi olmayı, bilim, teknoloji, sanat, sanatta tecrit, resim ve heykel sanatının anlamı gibi çok önemli konuları konuşabilecek ve bunlar arasındaki farkları bile idrak edebilecek seviyede değildi.

Bugün Türkiye’deki en önemli problemlerden birini, problemin taraflarından olarak görülen insanlar veya kesimler arasındaki uçurum oluşturuyor. Bu ülkenin Müslüman entelektüelleri, modernliği, modern dünyayı, bu dünyanın dinamiklerini, bu arada bütün yanlarıyla batıyı hem de bunları Türkiye’de temsil etme iddiasında bulunanlardan çok daha fazla tanıyor, hattâ İslâm’ı bildiklerinden de fazla biliyor, fakat diğer kesim ise İslâm hakkında alfabe seviyesinde bile bilgi sahibi olmadıkları gibi, pek çoğu itibariyle, kendi inhisarlarında gördükleri adı geçen konular hakkında dahi yeterli bilgiden ve kavrayıştan yoksun bulunuyorlar. Bundandır ki, bir gazetecinin Kur’an’ın Şûra Sûresi’nden bahsedilmesini bazı Müslümanların şûra heyeti gibi değerlendirmesi, Hac’cın bir yıl Kurban Bayramı’na rastladığından söz etmesi onlar adına çok üzüntü verici olsa da yadırganmamalıdır; hele hele çok iddialı sözüm ona bir sosyolog, hem de haftada birkaç gün çıktığı bir tartışma programında, mevcut iktidarın faiz hadlerini artırmasını, “Zaman sana uymazsa sen zamana uy hadisine göre davranmışlardır herhalde” diye güya alaya alabiliyorsa. Sosyoloğumuz, hadisten de, âyetten de habersiz, ama pek çok emsali gibi bu ülke insanı, onun inancı, “sosyolojisi” ve tarihi hakkında konuşmaya kendisini yetkili görebiliyor.

Geçtiğimiz hafta sonu Dördüncü Uluslararası Türkçe Olimpiyatı’nı televizyondan izlerken, bu husus zihnimi bir daha meşgul etti. Türkiye’de toplum kesimleri, nesiller, hattâ fertler birbirleriyle “Türkçe konuşamıyor, Türkçe iletişim kuramıyorlar.” Aynı gramer yapısı ve kelimelere sahip bir dili kullansalar da, aynı dili konuşmuyor, aynı ‘dil’i paylaşmıyorlar. Buna karşılık Türkçe, nasıl kendisi bu ülkeye sahip çıkma davasını kimseye bırakmayan ama bu ülkeyi, onun tarihini, onu o yapan unsurları, onun gerçek hayat dinamiklerini tanımayan, onun dilini konuşmayan, hattâ o unsurlara ve dinamiklere cephe alanlar tarafından kendi öz vatanında “garip” hale getirilmişse, aynı şekilde sindirilmek, ezilmek, yok edilmek istenen ve “garip” haline getirilen bazı “deliler” marifetiyle bütün dünyanın dili haline gelme yolunda. Türkçe’nin resmen en üst temsilcisi konumunda bir zat bazı kelimelerin telaffuz yanlışlığını düzeltirken, tarikat kelimesinin yollar manâsına geldiğini söylemesi, yani tekil olan bu kelimeyi çoğul sanması, bunu Türkçe’nin yanlış kullanılmasına medyada en fazla itiraz eden gazetecilerden birinin tasdik etmesi, yani Türkçe’yi savunma dertlisi görünenlerin bile pek çok konudaki bilgisizliği karşısında, Türkçe’yi dünya dili haline getirmeye çalışanların hizmetleri daha da büyüyor.

Yarının tarihini Türkçe’yi gerçekten idrak edip konuşan ve onu bütün dünyada iletişim zemini haline getirenler kuracaktır.

Share:

More Posts

Send Us A Message