Seyfullah Gülen’in ardından…

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Seyfullah Gülen’in ardından…

Seyfullah Gülen’in ardından…

Lalapaşa Camii, dün yine tarihi günlerinden birini yaşadı bana göre. Türkiye’nin dört bir yanından binlerce insan akın akın geldiler Erzurum’a.

Yurtdışından insanların varlığı da dikkati çeken bir başka unsurdu. Kimdi bu insanlar? Neden kar-kış-kıyamette bir cenaze namazı için bu fedakarlığı yapıyorlardı? Birilerinden para mı alıyorlardı yaptıkları bu amel karşısında yoksa ceplerinden para mı harcıyorlardı? Elbette ki ikincisi. Pekala neden o zaman? Nedeni üç şeyde gizli. Bir; şeksiz ve şüphesiz Allah’ın rızası. İkincisi, yapma imkanı olduğu halde yapmadıkları için büyük olan bir insanı son yolculuğuna uğurlamak isteği. Ve üçüncüsü, Fethullah Gülen Hocaefendi’ye vefa.

Evet, Rahmet-i Rahman’a yürüyen insan, Hocaefendi’nin kardeşi Seyfullah Gülen’di. Aile içindeki adıyla Sıbgatullah. Şahsi kanaatim dün “er kişi niyetine” diyerek namazını kıldıkları Sıbgatullah Ağabey’i o kalabalıktan çoklarının tanıdığı zannetmiyorum. Bir çay içimlik müddet dahi olsa karşılıklı oturup muhabbet ettikleri kanaatinde değilim. Klasik Erzurum köylüsü giyimini hiç değiştirmedi. Başında takkesi, ortalama Anadolu insanının giydiği elbiseler içinde kimse tanımazdı onu. “Ben Fethullah Gülen’in kardeşiyim” dese bile o haliyle hiç kimseleri inandıramazdı ihtimal.

Burada durun şimdi. İnsanlar bazen yaptıkları ile bazen yapma imkanı olduğu halde yapmadıkları ile büyüktür. Merhum Sıbgatullah Ağabey, Hocaefendi’nin kardeşi olması hasebiyle yapabileceği “nüfûz ticaretini” yapmadığı için büyük bir insandı. Emeklilik sonrası Erzincankapı’da bal-peynir zeytin sattığı o küçücük dükkânı işlettiği yıllarda tanıdım ben onu. İsteseydi Hizmet’in kurumlarına satacağı mallarla köşeyi dönebilirdi. Satmadı. Satma bir yana satmayı bile düşünmedi. Hocaefendi’ye, Hizmet’e küçük bir leke bulaşma ihtimali bulunan hiçbir adımı atmadı hayatı boyunca. 9 çocuk büyüttü işçi ve emekli maaşıyla. Yetmediği yerler ve zamanlar oldu. Dilencilikte bulunmadı. İzzetiyle, şerefiyle yaşamayı her şeye tercih etti.

Nüfûz ticareti yapmadı, nüfûz siyaseti veya şöhret avcılığı yapabilirdi; onu da yapmadı. Geçen sene Hocaefendi’ye seçim meydanlarından yapılan hakaretlere cevap mahiyetinde İstanbul ve Erzurum’da yapılan ‘Gülen Aile Toplantıları’na kadar basın yayının önüne de çıkmadı. Bir kare fotoğraf vermedi. Sadece geçenlerde Irmak TV’nin ısrarıyla Hocaefendi ile alakalı hatıralarını anlattı ve iyi ki de anlattı. Bakın şimdi yok. İşte cenazedeki bu kalabalık bana göre bu büyüklüğü tasdik eden bir manzaraydı.

Hocaefendi’ye vefa dedim. Yeryüzündeki bütün insanlığın derdini çekecek ölçüde engin bir vicdana sahip olan Hocaefendi bir kez daha kardeş acısı yaşadı. Öyle zannediyorum ki, hastalığı esnasında kardeşinin yanında bulunamayışı, cenazesine katılamayışının hasıl ettiği hicranı ve hüznü bir nebze olsun dindirmek istedi vefalı Anadolu insanı. Onun için uzak-yakın, kar-kış demeden akın ettiler Erzurum’a.

Korucuk köyünde cenazeyi defnettik. Mezarlıktan Gülen Aile Vakfı’nın misafirhanesine yayan yürüyoruz. Birisi geldi yanıma. Erzurum esnafından. Düşüncelerimi ve hissiyatımı sordu. Sizinle de paylaşayım. Dedim ki: “Allah ile mülâki olmaya hazır her bir insanın ‘Keşke bugün musalla taşında yatan cenaze ben olsaydım’ diye iç geçireceği bir ortam.”

Ölüm hak. Doğduğumuz gün ölmeye başladığımız bu dünyada bir gün o ölümsüz gerçek olan ölümle biz de yüzleşecek ve gideceğiz Rahman’a doğru. Ama nasıl? Böyle gitmek her kula nasip olmaz. Kelime-i şehadet hakikatini son nefesine kadar yaşaya yaşaya; binlerce insanın saf tutup iyiliğine şehadet ederim haykırışları içinde; imamın ‘hakkınızı helal edin’ sözlerine yaşlı gözlerle ‘helal olsun’ nidaları eşliğinde gitmek. Bilmem ki bize de nasip olur mu?

Sıbgatullah Ağabey; geriye bıraktığın pırlanta gibi evlatların, fakir-fukara, garip-gurabaya bıraktığın sadaka-i cariyelerinle amel defterin kapanmadı. Bundan emin olabilirsin. Kabrin pürnûr, makamın cennet olsun…

Kaynak: https://www.zaman.com.tr/gundem_seyfullah-gulenin-ardindan-_2261299.html

Share:

More Posts

Send Us A Message