Zaman’ın bu seneki Berlin’deki iftar programı için Dünya Kültürler Evi’nde (Haus der Kulturen der Welt) idik. Okunan ezanla iftara başladık.
Neyzen grubu da hoş bir musîkî sofrası sergiliyorlardı. Yeşiller’in meşhur milletvekili Ströbele ile aynı masadaydık. Almanya çapında Müslümanlar için resmi tatil istemiş olduğunu, kendi partisinden bile itirazlar aldığını hatta bazı muhalif partililerin “Müslüman ülkelerde Hıristiyanlar için böyle bir şey yokken, biz ne diye böyle bir şey yapalım?” dediklerini, kendisinin bunun üzerine yaptığı araştırma ile küçümsenmeyecek kadar çok Müslüman ülkenin bu hakkı kendilerine tanıdığını tespit ettiğini, diğer milletvekillerine, “Görüyorsunuz ya Müslümanlar bizden daha müsâmahakâr.” dediğini söyledi. İslamiyet aleyhindeki pek çok menfi anlayışa karşı, mutlaka Müslümanların bu çeşit dinî veya kültürel etkinlikler göstermek suretiyle kendilerini tanıtmaları gerektiğini ifade etti. Ayrıca kendisinin Müslümanların iftar programlarına katılmanın yanı sıra kendisinin de iftar daveti verdiğini belirterek Almanya’da farklı din ve kültürlere mensup insanlar olarak barış içinde yaşamanın önemine temas etti. Önümüzdeki sene, birkaç milletvekilinin girişimiyle Federal Meclis binasında iftar verilebileceğini ifade eden Ströbele, “Bu çeşit bir faaliyet Müslümanların bu ülkeyi kendi vatanları olarak kabullenmelerine katkı sağlar.” dedi. Yeşiller bayrağı üzerine ay-yıldızımızı da nakşettirdiği bir bayrağı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girişinin bir sembolü olarak bizlere takdim etti…
Masamızda CDU adına gelmiş beş tane de genç vardı. Onlarla uzun uzun sohbet ettik. Benden Almancaya çevrilmiş kitaplarımdan istediler.
Arkadaşımız Fatih Gök, Almanca yaptığı konuşmasında, “Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde dileğimiz sadece bir yemekten öte diyalog, hoşgörü ve toleransa katkıda bulunması arzumuzdur. Almanya yeni bir seçimden çıktı ve muhtemel büyük koalisyonla kim başbakan olursa olsun, yeni gelen başbakanın barışı, diyaloğu, birlikte yaşamayı daha çok arzu ediyor olması kaçınılmazdır.” dedi. Pakistan’daki depreme de temas eden Fatih Gök, dünyanın neresinde olursa olsun bugüne kadar olduğu gibi yine din ve millet farkı gözetmeksizin yardım kampanyası ile mağdurların yanında olacağımızı söyledi.
Spor dünyasından iftarımıza katılan Dünya Kıtalararası Ağırsıklet Boks Şampiyonu Sinan Şamil Sam, bu çeşit davetlerin yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının ve İslamiyet’in daha iyi tanınması açısından çok mühim olduğunu söyledi…
Diğer bir boksörümüz Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonu Oktay Urkal, neredeyse her milletten insanın bulunduğu bu iftar yemeğinde bulunmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Ayrıca iftarımıza ağır sıklet boksörü Cengiz Koç da katıldı.
Çin Halk Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliği Birinci Sekreteri Zhou Shenggiao de iftara katıldı ve “Türk kültürü ve geleneğini yakından tanımak için iyi bir fırsat oldu. Çok kültürlerin bir arada yaşadığı başkent Berlin’de bu kültürü tanımak haz verdi.” dedi.
İftar programımızda Almanya Federal Meclis milletvekillerinden, Yeşiller Partisi’nden Christian Ströbele’den başka Volker Beck de vardı. SPD’den Johannes Kahrs ve Christian Carstensen, CDU’dan Jürgen Gehb, FDP’den Karl Addicks katıldı. Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin elçiliklerinden katılan misafirlerin yanı sıra Etiyopya, Kırgızistan, Japonya gibi ülkelerin temsilcileri de iftar programımıza katıldılar.








