
O, Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden biriydi. 80 yıllık ömrünü Kur’an ve iman hizmetine adadı. Sayısız öğrenci okuttu, hayırlı nesillerin yetiştirilmesine öncü oldu. Pazar günü vefat eden Birlik dün sevenlerinin omzunda ebedi âleme uğurlandı. Ardında minnetle yâd edilecek binlerce hikâye bıraktı.
Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hacı Fatma Tatari Camisi’nde düzenlenen törene Mustafa Birlik’in binlerce seveni katıldı. Eğitimci-yazar Vehbi Yıldız’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından tekbirlerle uğurlanan Birlik, Işıkkent’teki aile kabristanlığına defnedildi.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin talebelerinden Mustafa Birlik (80), ebedi âleme sevenlerinin gözyaşları ve dualarıyla uğurlandı. Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hacı Fatma Tatari Camisi’nde dün öğle vakti kılınan cenaze namazına binlerce kişi akın etti. Eğitimci-yazar Vehbi Yıldız’ın kıldırdığı namazdan önce bir konuşma yapan Abdullah Birlik, babasıyla 50 yılı aşkın süredir dostluğu bulunan Fethullah Gülen Hocaefendi’ye teşekkür etti. Babasının gıyabında cenaze namazı kılınmasının kendilerini son derece memnun ettiğini belirten Birlik, “Allah razı olsun, telefon açtılar, cenaze namazı kıldıklarını söylediler.” dedi.
Mustafa ağabeyi 11 yaşlarındayken tanıdığını söyleyen eğitimci Muzaffer Karaaslan, Birlik’i şu sözlerle anlattı: “Kendisi çok zeki bir insandı. Ona ‘köylü’ derlerdi. Halk tabiriyle ‘çarıklı erkân-ı harp’ diyoruz. Fevkalade kurmay kafası olan bir insan. Çok politik, çok çabuk çözüm üreten, bugünün işini yarına bırakmayan, hareketli, azimli, gayretli ve müthiş bir insan. Bugün Türkiye’de gördüğünüz birçok şeyin çekirdeği Mustafa ağabeyimizdir.” Hocaefendi’nin gıyabi cenaze namazı kıldırmasını da yorumlayan Karaaslan, “Kestanepazarı’nda kaldığımız ilk günlerde Hocaefendi’ye Mustafa ağabeyimiz sahip çıktı. Hocaefendi, çok titiz bir insan. Yurt yemeklerini ‘öğrencinin hakkı geçer’ diye yemiyordu. Mustafa ağabeyin oğlu Abdullah, her gün sefertasıyla yemek getirir, o yemeği yerdi. Kendisi de ifade etti, ‘Hapishanede beraber kaldık. İçeride ve dışarıda çok arkadaşlıklarımız oldu. En geç ikimizi saldılar.’ demişti. Unutması mümkün değil, çok vefalı bir insan.” diye konuştu.
Mustafa Birlik ile uzun yıllar arkadaş olduklarını ifade eden Vehbi Yıldız da kendisini 1966 yılından bu yana tanıma imkânı bulduğunu söyledi. Birlik’in tek hedefi olduğunu söyleyen Yıldız şöyle devam etti: “Onun bir âhdüpeymanı vardı: Yüce Allah’ın ve Peygamber Efendimiz’in adını, Kur’ân hakikatlerini dünyanın her tarafına ulaştırmak ve bütün gönüllere tevhit hakikatini hâkim kılmak. Bu amaçla milli ve manevi değerlere sahip bir gençlik yetiştirmeyi ilke edindi.”
Cemaatin helâllik dilemesinin ardından tekbirler eşliğinde eller üzerinde taşınan Mustafa Birlik, Işıkkent’teki aile kabristanına defnedildi. Birlik, bir oğul ve iki kız babasıydı.
[widgetkit id=82]








