AK Parti, Kütahya 3. sıradan önemli bir ismi aday gösterdi; eski Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İdris Bal. Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi hocası olan Bal, devlet-millet kaynaşmasına ve ülkenin demokratikleşmesine katkıda bulunmak için siyasete girdiğini söylüyor.

Bu çerçevede, ‘devlet-millet’ kaynaşmasını engellemek isteyen çevrelerin faaliyetlerine dikkat çekiyor. Bu odakların özellikle karşılarında polis teşkilatı ile Gülen Hareketi’ni gördüğü için ‘cemaat’ söylemi ile her ikisine karşı da psikolojik harekât yürüttüğünün altını çiziyor. Bunun bir yıpratma operasyonu olduğuna değinen Prof. Bal, “Son dönemde kaos peşinde koşan, darbe özleminde olan çevreler, karşısında polis teşkilatını buldu. Polis eskisi gibi etkisiz olsaydı, olayları geriden takip edip yerinde otursaydı, bugün teşkilatı yıpratan çevreler ‘polis bizim her şeyimiz’ derdi.” diyor. Aynı durumun Gülen Hareketi için de geçerli olduğunu ifade ederken şu tespiti yapıyor: “Madagaskar’da bayrağımızı dalgalandırıyorlar. Ülkeye hizmet ediyorlar. Fakat yine aynı çevreler her olumsuzluğun altında cemaat arıyor. Çünkü amaçları belli. Bu ülkenin makûs talihini kim değiştirmek için çaba harcarsa, önüne engel çıkarıyorlar. Yıllardır aynı oyun oynanıyor.”
Yıllardır Polis Akademisi’nde görev yapan İdris Bal, emniyet camiasının her türlü denetime açık, şeffaf bir kurum olduğunu savunuyor. Polisin son dönemde darbe planları ve Ergenekon soruşturması gibi konularda çok etkin çalıştığını, önleyici istihbaratta bulunduğunu ifade ediyor Türkiye’de puslu hava meydana getirip bundan nemalanmak isteyen çevrelerin haliyle bundan rahatsız olduğunu kaydediyor. Söz konusu çevrelerin bu yüzden de her fırsatta polisin üzerine geldiğini anlatıyor.
Bazı çevreler tarafından Gülen Hareketi’nin sürekli gündemde tutulmasını da manidar bulan Bal, şöyle devam ediyor: “Asıl amaç, bu milletin ayağa kalkmasına engel olmak. Devletle milletin barışmasını engellemek için iç ve dış dinamikler ittifak halinde. Osmanlı’nın son döneminden beri bu savaş devam ediyor. Gülen Hareketi, bu milletin hayrına çalışmaktan başka ne yaptı? Ama bunların hiçbirini yapmayıp, oturduğu yerde kalsaydı, aynı çevreler harekete alkış tutardı.”








