Hong Kong’da iken Çinli Müslümanların 1922’de kurduğu “Çin İslami Kültür ve Kardeşlik Derneği”ni (ÇİKKD) de ziyaret ettim. Orada hoş bir sürpriz bekliyordu beni. Hong Kong’da kaldığım bir hafta boyunca görüştüğüm resmi ya da gayri-resmi dairelerde bir ya da iki kişi ile muhatap olurken, ÇİKKD’nin bütün mütevelli heyeti benimle görüşmek için toplantılarını iptal etmişti. Aralarında hatırı sayılır büyüklükte ticaret yapan işadamlarının bulunduğu mütevelli heyetin 6 üyesi de görüşmeye katıldı. Dediklerine göre Brüksel’den gelen bir Türk gazetecinin kendilerini görmek istemesi çok hoşlarına gitmişti. ÇİKKD’nin başkanı Eyüp Tuet Che Yin, Hong Kong’da Müslüman sayısının 90 bin civarında olduğunu, bunların yarısının Çinli olduğunu söyledi. Çinli Müslümanların şu an bir ortaokul, iki ilkokul ve iki de çocuk yuvaları var. İslam, Hong Kong hükümetinin tanıdığı 6 resmi dinden biri olduğu için, Hong Kong Başbakanı diyebileceğimiz Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Müslümanlar da 800 seçici arasında bir kişi olarak temsil ediliyor. Merak ettiğim konuların başında muhataplarımın İslam’ı yeni seçmiş Çinliler olup olmadıklarıydı. İslami Kasım Tuet Koleji’nin Müdürü Yusuf C. W. Yu, çoğunun 15-20 nesildir Müslüman olduğunu hatta bir kısmının soyağacını Çin’e tebliğ için gelen sahabelere kadar dayandırabildiklerini, dolayısıyla bir taraflarının Arap olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Hong Konglu Müslümanlara göre anakara Çin’de yaşayan Müslüman sayısı Pekin’in açıkladığının çok üstünde. Ve Çin’deki yeni yönetimin dine artık daha sıcak yaklaştığını, nispeten bir açılmanın yaşandığını söylediler. Hong Kong’da ise hallerinden memnunlar. Sohbetimizde beni en çok şaşırtan Yusuf C. W. Yu’nun “Hocaefendi’nin sıhhati nasıl?” diye sorması oldu. Meğerse Fethullah Gülen’in vaazlarını, faaliyetlerini takip ediyorlarmış. Hatta zaman zaman Gülen’in makalelerini kendi dergilerinde yayınlıyorlarmış. (Selçuk Gültaşlı, Hong Kong)

Fethullah Gülen’in Uluslararası İnsan Kardeşliği Günü Mesajı
4 Şubat 2022 – Bugün, Uluslararası İnsan Kardeşliği Günü’nün karşılıklı saygı ve barışın hüküm sürdüğü bir dünyaya ulaşmak için yeni girişimler ve çabalar için bir fırsat







