‘Cadı avının altını doldurmak için oturup rapor yazmışlar’

Home » Türkçe » Basından » Haberler » ‘Cadı avının altını doldurmak için oturup rapor yazmışlar’

‘Cadı avının altını doldurmak için oturup rapor yazmışlar’

‘Paralel Devlet Yapılanması Fethullah Gülen Örgütü’ başlığı altında Camia’ya yönelik asılsız iddialarla hazırlanan ve 28 Şubat dönemindeki iddiaların güncelleştirilip sunulduğu raporda okul, dershane ve iş dünyasındaki faaliyetler hedef alınıyor.

Hiçbir somut belge ve bilgiye dayanmayan ve tamamı iftiralardan oluşan raporda, hükümete yakın medya organlarının defalarca tekzip edilen Camia ile alakalı yalan haberleri dikkat çekiyor. Eski Ordu Emniyet Müdürü Hakan Kırmacı, “Alelacele kaleme alınmış bir istihbarat raporu olmuş. Tamamen sokak ağzıyla yazılmış bir rapor. Şu anda İstihbarat Daire Başkanlığı’nda çalışan yetkililer herhalde örgütlü hareketin ne olduğunu bilmiyor. Raporda bahsedilen şeyler bir defa suç unsuru değil. 32 yıllık meslek tecrübemde bu basitlikte ve sokak cümleleriyle desteklenen bir istihbarat raporuyla karşılaşmadım. Tamamen psikolojik harekât amaçlı meslek ciddiyetinden uzak bir rapor.” dedi.

Eski Hakkâri Emniyet Müdürü Tufan Ergüder ise şu yorumda bulundu: “İstihbarat raporlarında şüphelilerin yediği yemekten konuştuğu konulara kadar spesifik bilgiler vardır. Bu basına sızan rapor ise istihbarat raporundan ziyade sipariş bilgilerle kaleme alınmış bir temenni yazısı olmuş. Basına sızan raporda bir örgüt lideri var, şema var ve altı doldurulmaya çalışılıyor. Hatta altı doldurulacakken raporun ham hali basına sızmış. Bir defa bu raporu hazırlayanlar suçüstü yakalanmış. Çünkü son 15 yılda Emniyet teşkilatına yerleşen bir husus var, o da delilden suçluya ulaşmadır. Suçludan delile ulaşılmaz. Eğer şimdiki Emniyet İstihbarat personeli suçludan delile ulaşmaya başlamışsa üzülerek ifade etmek isterim ki bu teşkilatın son 15 yıldaki kazanımlarının iflası anlamına geliyor. Önce suç ortaya konulur sonra delilden suçluya ulaşılır. Zaten suçlu bulup delile ulaşmak Türk Ceza Kanunu’nda fişleme anlamına geliyor. Bu raporda spesifik bilgiler içermesi gereken istihbarat raporundan ziyade keyfe göre hazırlanmış bir fişleme raporu olmuş.”

Emniyet Genel Müdürlüğü Etik Komisyonu eski üyesi Prof. Dr. İbrahim Cerrah da şunları söyledi: “Emniyet İstihbarat’ın hazırladığı raporların daha doğrusu devletin kurumlarının yaptığı işlerin öncelikle hukuki olması lazım. Bir siyasetçi tarafından başlatılan cadı avının altını doldurmak için uydurularak yapılması yanlıştır. Bu sadece Hizmet Hareketi’ne karşı yapıldığı için değil. Olmayan bir şeyi rapor etmek o kurumun ve profesyonel ekibin yapacağı iş değil. Ayrıca bu raporu hazırlayanların Cemaat’i tanıdığını biliyorum. Cemaat ile irtibatlı insandır bu raporu hazırlayan kurumunun başındaki kişi. Zamanında beraber oturmuş kalkmış, yemiş içmiş, aynı evde kalmış. Dolayısıyla bu kişi bile bir suç unsuru bulamıyor. Bunların içinde bir suç unsuru olsaydı bilirdi. Demek ki o bile somut bir şey bulamıyor. Cadı avıdır bu adı üstünde. Cadı avında da dedikodu üzerine insanlar üzerinde işlem yapılır somut bilgi olmaz. Yapılanlar açığa çıkmış olan cadı avının altını doldurma işlemidir. Cadı avına yakışan da dedikodu üretmektir. Twitter’da hükümeti eleştirmek hangi kanuna göre suçtur? Eğer bu suçsa şu anda hükümetin talimatıyla Twitter kampanyaları yapılıyor onları isteyenler de terör örgütü o zaman. Onlar da suç işliyorlar yani. Bundan başka bir şey bulamamışlar mı? Bunun neresinde suç var, anlayamadım. Hangi kanuna göre böyle bir şey söylemek suçtur?”

Hukuk devletine takla attırıyorlar

İnsan Hakları Gündemi Derneği Genel Başkanı Günal Kurşun, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nın hazırladığı camiayı hedef alan bir rapor hakkında şu ifadeleri kullandı: “Olağanüstü günlerden geçiyoruz. Suç işlediği noktasında çok ciddi emareler olan kimi insanların haklarında düzenlenen fezlekelerin ciddiye alınmadığı, geriye gönderildiği, dava açılmasının türlü gerekçelerle engellendiği bir ortamda olmadık gerekçelerle birtakım davalar açılmaya çalışılıyor belli insanlara. Hukuk devletinin tamamen tersine döndürüldüğü, takla attırıldığı günler yaşıyoruz. Bir an için istihbarat raporundaki ifadelerin doğru olduğunu kabul edelim. Burada Türk Ceza Kanunu’na göre nasıl bir suç var? Velev ki Fethullah Gülen Hocaefendi ‘tweetleri ikiye katlayın’ şeklinde bir talimat vermiş olsun, bu hangi suça vücut verecek. Topluca mail atmak veya topluca tweet atmak böyle bir suç yok ki Türk Ceza Kanunu’nda. Örgütten söz edebilmek için hukuka aykırı birtakım amaçları yine hukuka aykırı yöntemlerle hayata geçirme konusunda belli irade serdedilmiş olması gerekir. İktidarın hoşlanmadığınız işlemlerini demokratik yollarla gazetelerde, Twitter’da eleştirebilirsiniz. Bundan suç olmaz. İktidar, ‘herkes bizi sevsin, bizi sevmeyenler de bunu hiçbir şekilde dile getirmesinler’ istiyor. Bu rapor hukuk devletiyle bağdaşmıyor.”

Emekli Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir örgütten ve yapılanmadan bahsediliyor. Ama örgütün ne şeması ne de örgüt mensuplarının adı ya da kod adları var. Örgüt teşkilatının nasıl şekillendiğine dair bilgi de yok. Öyle soyut bir suçlama ile karşı karşıya kalınıyor. Örgütlenme denen şeylerde bir örgütün başı vardır, yönetim kurulu vardır. Yasa dışı örgütse daha evvelki eylemleri bellidir. Bu konuda istihbari bilgiler elde edilir. Bunlara dayanarak soruşturma açılır. Yoksa yapılan suça göre delil üretmektir. Yoksa bunlar bu suçları yapmışlardır diyerek soruşturma açmak hukuki değildir.”

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/gundem_cadi-avinin-altini-doldurmak-icin-oturup-rapor-yazmislar_2237485.html

Share:

More Posts

Send Us A Message