Rus aydınların eğitim ve diyalog çalışmaları ile tanınan Fethullah Gülen’e yönelttiği soru ve cevaplardan oluşan Diyalog Avrasya (DA) dergisinin son sayısı yayınlandı. Diyalog Avrasya Platformu’nun onuncu yılı ve derginin tanıtımı amacı ile devlet haber ajansı Ria Novosti’de düzenlenen programa katılan Rus aydınlar Gülen’i tartıştı. Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü’nden Prof. Rostislav Ribakov, Rusya Ekonomi Üniversitesi’nden Prof. Leonid Sükyanin, Asya Afrika Ülkeleri Enstitüsü Direktörü Prof. Mihail Meyer, Rus Parlamentosunun alt kanadı Duma milletvekili ve Rusya Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Sergey Markov ve Rusya Parlamentosu üst kanadı Federal Konsey milletvekili ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu başkan yardımcısı Vasili Lihaçov Gülen’le ilgili düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı.

Dünyanın medeniyetler çatışması ve diyalog anlayışı arasında ikiye bölündüğünü ifade eden Ribakov, “Diyalogla birlikte var olabiliriz. Bu insanlar daha iyi olmak, çocuklarımız için dünyayı daha güvenli hale getirmek gayesi ile beklentisiz bir şekilde çalışıyor. Bu yüzden eğitim de birinci öncelik olarak teşvik görüyor.” dedi. Diyalog Avrasya Platformu’nu insanları geleceğe taşıyan bir trene benzeten Ribakov, organizasyon içinde yer alan ülkelerin kendi aralarındaki sorunların, platformun çalışmalarına yansımadığına dikkat çekti.
DA dergisinin yeni sayısında Rusça olarak ilk kez Gülen’i anlattıklarını ifade eden Ribakov, “Çevrede Gülen’le ilgili bir çok şey konuşuluyor. Ancak Rusça olarak, doyurucu bir şekilde kendisinden bilgilenme imkanı olmamıştı. Bu sayımızda Gülen’in bize verdiği röportaj var. Onu anlamak için sorularımıza verdiği cevapları incelemenizi isterim.” dedi. Ribakov derginin gelecek sayısının da toplumu ilgilendiren önemli sorunlardan biri olan, kötü alışkanlıklar üzerine olacağını belirtti.
“Gülen Hoşgörü İçin Çok Şey Yaptı”
Platform çerçevesinde hoşgörü ve diyalogun yerleşmesi için çalışıldığını ifade eden Meyer, DA dergisinin çatışmacı yaklaşımların durdurulması için önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Önemli olanın insanların birbirlerini anlamaları olduğuna değinen Meyer şu değerlendirmede bulundu: “Önce insanların akıllarına ve hislerine ulaşmak gerekiyor. Gülen çok boyutlu bir insan. Kimileri tarafından farklı gerekçelerle eleştirilebiliyor. Ancak şunu unutmamak gerekiyor. Son on yıl içinde hoşgörünün yerleşmesi için bu insan çok şey yaptı. Ben Türkiye ve Ermenistan ikili ilişkilerindeki yumuşamayı bile bu hoşgörü anlayışına bağlıyorum. Bu yüzden bu insanı, yaptığı ve söylediği şeyleri duymamazlıktan gelmek yerine, fikirlerine kulak vermeliyiz. Elbette herkes ikna olmayacak. Bunu da anlayışla karşılıyoruz.”
“Siyasetin Üzerinde Değerler Var”
Gülen’i anlamanın kolay olmadığına işaret eden Sükyanin, çaba sarf ettikçe farklı tonların görünmeye başladığını ifade etti. Sükyanin, “Kitaplarını, fikirlerini okuyor, söyleşilerini okuyor, ve onun sözlere verdiği manaya bakıyorsanız bir açı yakalıyorsunuz demektir. İkinci, üçüncü, farklı tonlarla baktığınız zaman ise çok değişik düşünceler çağrıştırıyor. Ancak bunlar çok yeni düşünceler değil. Çok eski, binlerce yıl öteye ait ve alışıla geldik fikirler bunlar. Diyalogun önemi, terbiyenin önemi, her şeyi önce kendinden başlayarak yapmak gerektiği. DA dergisinin son sayısında Gülen’i tanıma fırsatı buluyoruz. Siyasetin üzerinde de değerlerin olduğunu görüyoruz. Anlamalıyız ki siyasetin yönünü ve kalıbını belirleyecek sınırlar olmalı. Platformda Ukrayna, Azerbaycan, Türkiye, Rusya, Gürcistan ve diğer ülkeler yer alıyor. Ve aralarında bir kısım olumsuzluklar da olabiliyor. Ancak ortak bir dil bulabiliyoruz. Diyalogun öğretilerine ağırlık vermeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Gülen Barış İçinde Bir Dünya Vaat Ediyor”
Gülen düşüncesi ile Tataristan’da görev yaptığı yıllarda ve Avrupa Birliği Rusya temsilciliğinde çalıştığı dönemde karşılaştığını ve önemli intibalar edindiğini ifade eden Federal Konsey üyesi Lihaçov, hareketi reklam kaygısı gütmeyen, nasıl olunmalıyı hedefleyen, insanlara pozitif enerji kazandıran bir yapı olarak değerlendirdi. Lihaçov şu değerlendirmelerde bulundu: “Diyalog anlayışı bize insanlar ve toplumlar arasında diplomasinin de nasıl yapılacağını gösteriyor. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev AB güvenliği konusunda ortaya yeni bir proje koydu. Uygulamaya geçildiği zaman, kolay gibi görünen konu da bir çok anlaşmazlıklar var. Ben DA’nın D’sine iki D daha ekliyorum. Doveriye(karşılıklı Güven) ve Deystviye (hareket). Bizim üzerimize düşen bu üç önemli prensibi insanlık aleminin barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için, olmazsa olmaz değerler olarak ele alıp hayata geçirerek, gerçek dünya medeniyetini kurmaya çalışmalıyız.”
“Türk Okullarını Takdirle İzliyorum”
DA’nın çalışmalarını ve 10. yıldönümünü tebrik eden Markov da, Gülen hareketinin temsil ettiği pozitif değerleri çok önemli bulduğunu kaydetti. Markov, “Her zaman Türk okulları olarak bilinen eğitim kurumlarını takdir ile izliyorum. Eğitim ile alakalı yapılan bütün çalışmalar çok önemli ve değerlidir. Maalesef günümüzde hem Rusya’da hem bütün dünyada eğitime yeterli destek ve mali yardım yapılamamaktadır. Bu açıdan Rusya’da Rusça ve İngilizce eğitim veren bu okullar desteklenmelidir. Ben iki ülke arasında gelişen politik ve ekonomik ilişkileri önemsiyorum. Özellikle biz iki gerçek Avrasya ülkesi olarak bir birilerimizin rakibi değil birbirimizi tamamlayıcı ülkeleriz.” dedi.
Son dönemlerde Gülen’in yeni yaklaşımının, bilinenlerden çok farklı olduğuna işaret eden Markov, “Toplumun manevi ve geleneksel değerlerini koruyarak çağdaş dünya ile entegrasyonu sağlayan çalışmaları hakikaten çok önemlidir. Biz de Rusya olarak bu bağlamda buradan alacağımız dersler var. Aynı şekilde Rus toplumunun Ortodoks dini değerlerine bağlı, ama çağdaş yaşama da entegre olan bir toplum olarak gelişmesini istiyoruz.” dedi.
Diyalog Avrasya Platformu Rusya Koordinatörü Ali Sami Yıldırım da, Rusya Ortodoks Kilisesi Patriarkı 2. Aleksi ile vefatından önce derginin yaptığı röportajı hatırlatarak, “Rusya’da geçmiş tarihten bu güne farklı din, kültür ve etnik yapıların birlikte barış içinde yaşadığını ve bu tecrübenin dünyaya büyük katkısı olacağını kendileri ifade etmişlerdi. Bu birlikte yaşama tecrübesi ile platformun düşünceleri örtüşüyor. Kendilerini saygı ile anıyoruz.” dedi. (Faruk Akkan, Cihan Haber Ajansı)








