Türk Okulları, Evrensel Barışın Elçisi

Home » Türkçe » Basından » Haberler » Türk Okulları, Evrensel Barışın Elçisi

Yurtdışında açılan Türk okullarını övdüğü için kendisine çeşitli çevrelerin kızdığını; ancak buna hiç aldırmadığını söyleyen eski Başbakan Bülent Ecevit, “Ama artık daha fazla yüklenmiyorlar. Kabullenmiş gözüküyorlar. Sanıyorum alıştılar. Türk okullarına destek vermeye devam edeceğim.” dedi.

Editörlüğünü Toktamış Ateş, Eser Karakaş ve İlber Ortaylı’nın yaptığı ve dünyanın farklı coğrafyalarında açılan 500’e yakın Türk okulunun öyküsünün yer aldığı kitaba duygularını anlatan Ecevit, bu okulları gördükçe büyük mutluluk yaşadığını söyledi. Yurtdışındaki okulların açılmasında Fethullah Gülen’in teşviklerinin çok önemli katkısının bulunduğu belirten Ecevit, “Kendisiyle tanışıklığım var. Okullara büyük önem veriyorum. 15 yıldır bu insanların dışarıda yaptığı eğitim faaliyetlerini izliyorum. Gördüklerimden büyük mutluluk duydum. Çünkü bu insanlar hangi ülkede olursa olsun çağdaş eğitim yapıyorlar. Bütün öğrencilerine Türkçe öğretiyorlar. Bu çok büyük bir hizmettir. Önce ulusal bir hizmet, sonra insani bir hizmettir.” şeklinde konuştu.

Dünyanın dört bir yanında açılan Türk okulları hakkında bugüne kadar gerek açıldığı ülkelerde ve gerekse Türkiye’de çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Yazıların, görüşlerin çok büyük bir çoğunluğu bu okulları yere göğe sığdıramıyordu; ancak az olsa eleştiriler de vardı. İşte Türk okullarıyla ilgili objektif bir değerlendirme yapmak isteyen Ufuk Kitapları, aralarında eski Başbakan Bülent Ecevit, Prof. Dr. Kemal Karpat, emekli büyükelçi Gündüz Aktan, YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Prof. Dr. M. Ali Kılıçbay, yazar Cengiz Aytmatov, Prof. Dr. Ümit Meriç, Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, yönetmen Halit Refiğ, gazeteci Gülay Göktürk ve Prof. Dr. Niyazi Öktem’in de bulunduğu farklı görüşlerdeki 27 aydına “Yurtdışında açılan Türk okullarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Hemen hepsi çeşitli vesilelerle bu okulları gören, bu okullarda okuyan öğrencilerle konuşma imkanı bulan aydınlar, düşünce ve değerlendirmelerini kaleme aldı. “Barış Köprüleri: Dünyaya Açılan Türk Okulları” adını taşıyan eser, Orta Asya’da, Güney Amerika’da, Hindistan’da, Balkanlar’da, Çin’de ve Afrika’da açılan eğitim kurumlarının arkasındaki düşünceyi ve kitlesel desteği ortaya koyuyor. Türkçe konuşan, Türkçe şarkı söyleyen, İstiklal Marşı’nı ezbere bilen Rus, Afrikalı, Çinli öğrencilerin etkileyiciliği kadar; bahçelerinde Türk bayrağı, duvarlarında Atatürk fotoğrafı bulunan okullar da Türk aydınlarını oldukça etkilemiş.

‘Bu okullar, Türkçeyi yaygınlaştıracak’

Türk aydın ve elitinin insanlık tarihinde yeni bir sayfa açacak olan bu tespitleri, 15 yıl gibi kısa bir sürede sevginin gücüyle hareket eden büyük bir eğitim hareketinin ve bu faaliyeti bir sevda haline getiren ‘kahraman öğretmenlerin’ hikâyesini tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor. “Geçen asırda Osmanlı topraklarında Osmanlı ve İngiliz misyonerlerin akınına uğrayan, onların okullarında okuyan Müslüman çocukların korkulduğu gibi dinlerini değiştirmedikleri halde, kültürleri ve dünyaya bakışlarının değiştiğini gören Türkiye; bugün başka bir sürecin içindedir. Bu okullarda din değiştiren bir öğrenci göremeyiz; ama Türkçe öğrenen ve Türkiye düşkünü olan öğrenciler çoğunlukta.” diyen İlber Ortaylı, “bu okullar sayesinde, yakın bir gelecekte Türkçenin yaygınlaşmasıyla Türkoloji ilminin çehresinin değişeceğini” söylüyor.

YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, “Çatılarında Türk bayrağının dalgalandığı, çeşitli milletlerden insanların Türkçe öğrenip Türkçe şarkı söylediği, sınıflarında Mustafa Kemal Atatürk’ün resimlerinin asıldığı, büstünün ve sözlerinin yer aldığı bu okullar, çevrelerine bilimin ışığını saçıyor.” diyor. Tespitlerini “Japonya’da Tanıdığım Türk Okulları” başlığıyla paylaşan emekli büyükelçi Gündüz Aktan ise Türkiye’deki tartışmaları bir kenara bırakarak bu okulların faaliyetlerine bakılması gerektiğine inanıyor: “Bu faaliyetlerin Türkiye’ye zararı mı yoksa yararı mı var?” şeklinde soran Aktan, yazısına şöyle devam ediyor: “Evet yararı var. Bu okullarda yüksek teknoloji kullanılıyor. Ülkelerin elit yöneticileri, çocuklarını bu okullara gönderiyor. Uluslararası yarışmalarda bu okullar çok iyi dereceler alıyor. Bunların yanında oradaki eğitimin arka planında Türk kültürü var…”

NE DEDİLER?

Prof. Dr. Kemal Karpat: Gülen’in ismi ebedileşti

“Bu okulların fikir babası Fethullah Gülen’i candan tebrik edip, ona kendi adıma teşekkürlerimi sunmak isterim. Bu okulların Türkiye’ye kazandırdığı fayda önümüzdeki yıllarda daha iyi anlaşılacaktır. Fethullah Gülen başka hiçbir şey yapmamış olsaydı dahi bu okulların kurulmasına öncülük etmekle ismini ebedileştirecektir. Ne mutlu ona!”

Cengiz Aytmatov: Beyaz Gemi’de kaybolan çocuğu aramaya geldiler

“Anadolu insanı ‘Beyaz Gemi’de kaybolan milyonlarca çocuğu aramaya koyulmuştu Asya steplerinde. Hiçbir karşılık beklemeden, Anadolu’nun vefakar insanları Asya’ya koşuyordu. Kimileri ticaret için, kimileri okul açmak için geliyordu.”

Gülay Göktürk: Türk kolejleri bir efsane

“Aradan geçen 10 yıl içinde gördüm ki, Türk kolejleri hem Avrasya’da hem de Afrika’da efsane olmuşlar. Bu kolejlere veliler çocuklarını kaydettirmek için sıraya giriyorlar.”

M. Ali Kılıçbay: Öğretmenler, az paraya bu işi nasıl yapıyorlar?

“…Bu okullarda insanı en çok etkileyen unsur öğretmenler. Tanıştığım öğretmenlerin hepsi Türkiye’de çok iyi okullardan mezunlar… Ama az bir paraya öğretmen olmayı tercih ediyorlar. Bunun üzerinde çok düşündüm.”

Mehmet Altan: Çok iyi eğitim veriyorlar

“Her zaman yazdım, bu hizmeti olumlu buluyorum. Okullarda bizim buradaki yabancı okullar düzeyinde eğitim verildiğini gördüm ve o düzeyde ilgi odağı olduklarını, kabul gördüklerini biliyorum.” (Abdullah Kılıç, İstanbul)

Share:

More Posts

Send Us A Message