Bolu’nun doğal güzellikleri ile ünlü Abant Gölü’nde başladığı için bu isimle anılan platform, geçen yıl yaptığı yurtdışı açılımından sonra bu yıl da Anadolu’ya açıldı. “Yeni Bir Çağın Eşiğinde; Eğitimde Yeni Arayışlar” başlığı ile bir araya gelen yüzün üzerinde aydın, gazeteci, siyasetçi ve sivil toplum temsilcisi, Türkiye’nin en temel problemlerinden eğitimi masaya yatırdı. Washington ve Brüksel toplantıları ile uluslararası entelektüel ve siyasi çevrelerde de ilgi uyandıran platformun Palandöken buluşmasına Abant Ruhu ve Erzurum Ruhu kavramları damgasını vurdu denebilir.
Açılıştaki kısa film, Abant’ın ne yapmak istediğini, neler başardığını ve geride kalan 7 yılda ortaya çıkan Abant Ruhu’nun bir özetiydi adeta. Bilgi, fikir, birlikte yaşama, farklı olana tahammül, ötekini anlama, açık tartışma zemini ve uzlaşma kültürü gibi temel değerler bu ruhun ürettikleri. Bugüne kadar hiçbir Abant toplantısında bulunmamasına rağmen Erzurum Valisi Nizamettin Güvenç’in açılıştaki birkaç cümlesi aslında yapılmak istenenin bir özetiydi: “Türk insanı artık macera aramıyor ve kavga istemiyor. Hayat standardını yükseltmek ve çocuklarına iyi bir gelecek bırakabilmek en büyük talebi haline geldi Türk halkının. Bu açıdan platformun bu kadar aydının, gazeteciyinin, siyasetçi ve iş adamının Türkiye ortak paydasında bir araya gelmesine vesile olması, ülkemiz adına çok önemli bir gelişmedir.”
Platformun bilim koordinatörleri’nden Prof. Dr. Mithat Melen’in Washington ve Brüksel toplantıları ile ilgili yorumu ise dikkat çekiciydi: “Abant Platformu’nu sivil kuruluşlar kendileri finanse ediyor. Biz Türk aydınları olarak bugüne kadar hep yabancıların paraları ile gittik kendimizi yurtdışında anlatmaya çalıştık. İlk kez Abant toplantısı ile yurtdışına giderek kendimizi yabancılara kendi paramızla anlatma imkanı bulduk.” Prof. Dr. Niyazi Öktem’in tespitleri ise daha çok Abant Ruhu ile Erzurum’un geleneksel ve tarihdî yapısındaki paralelliklere vurguydu. Bir hoşgörü sembolü olan Naim Hoca örneğini veren Öktem, Erzurum’un da aynen Abant gibi ‘birlikte yaşama’ felsefesinin önemli zeminlerinden olduğunu kaydetti. Abant’ı Türkiye’ye hediye eden kurumun, Onursal Başkanlığını Fethullah Gülen’in yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı olduğunu da hatırlatan Öktem’in sözleri salonu dolduran 700 kişi tarafından coşkuyla alkışlandı. Bunun üzerine o sözlerini yine büyük alkış alan şu ifadesiyle bitirdi: “Kusura bakmayın ama bu platform sizi aştı. Abant artık bir Türkiye Platformu’dur.”








