Çifte Standart

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Çifte Standart

Ülkemiz kanunlar değil de adeta tavırlar ülkesi. Herkes kendi ideoloji bakışına göre olayları değerlendiriyor. Uzun zamandır, güzide medyamızın, değerli gazeteleri bu tavırlarını sürdürüyorlar. Kendilerine gelince feryat figan oldukları bir konu başkalarına yapılınca çıt’ları çıkmıyor. Hemen herkes gazete ve televizyon köşelerinde birbirlerinin kişilik haklarına el altından saldırıp duruyor, iş kendilerine gelince ortalığı ayağa kaldırıyorlar.

Mesela daha önce bazı kanallar da yayınlanan “Sır kapısı”, “Sırlar dünyası”, “Kalp gözü” vb. programları ele aldılar. Bu tür programların insanların ruh sağlığını bozduğu, insanları pasifize ettiğini dillerine doladılar. Ancak, dönüpte “Sihirli annem” türü sihirli büyülü dizilerin çocukların psikolojisini bozabileceğini “harry potter” tarzı filmlerin, onları nasıl etkileyebileceğini konuşmadılar. Geçen yazımda vardı. Ve nihayet gelen şikâyetler üzerine RTÜK müdahale etti. Evlilik programlarına uzun müddet kimseden ses çıkmadı. Halkımız bu konuda daha duyarlı çıktı. Herkesin gözü önünde birbirlerine hakaretler yağdıran insanları izlemekten herkes rahatsız olmuştu. Sihirli camın önünde cereyan eden o -bence- düzeysiz ilişkiler insanlara; saygısız davranmayı, birbirine alenen hakareti, isnatsız suçlamayı, iftirayı, ve adam kullanmayı öğretti. Değerli medyamız yine bu konuda sessiz kaldı ve aylarca kimseden ses çıkmadı. Bu konuda yazı yazan bazı köşe yazarları da çağın gerisinde kalmakla itham edildi. Şimdi nasıl bir tavır takınılacak merak ediyorum.

Aynı durum Sayın Fethullah Gülen ile ilgili konularda da yapılıyor. Ben şahsen bildiğim bazı köşe yazarı ve gazeteciler, sayın Gülen’le görüşmüş, yurtdışındaki okulları ziyaret etmiş, davet edildikleri pek çok toplantılara katılmışlardır. Yine aynı gazeteciler, hiç bunlara gerek kalmadan yıllarca beraber çalıştıkları çoğu gazetecinin yorumlarını okuyup değerlendirebilirler. Pek çok insan çevresinde bir şekilde bu eğitim faaliyetlerine dolaylı dolaysız destek veren insanlar bulabilir. Sayın Fethullah Gülen kimseden gizli bir insan değildi. Yıllarca Türkiye’de kendi derdini davasını anlattı insanlara. Cami kürsülerinden tutun, konferanslara ve kitaplara kadar pek çok eser verdi. İnsanlar dışardan olmasalar bile kendi aralarında konuşurken yapılanları tasvip ettiler. Karşılaştığım bir olay bana bu konuda delil oldu. 2002 yılında İstanbul’da Kadıköy’den Eminönü’ne vapur ile geçiyordum. Karşımda oturan iki bayan kendi aralarında konuşuyorlardı. Kılık kıyafetleri ile hiç de bazılarının yakıştırmaları içinde “Fethullahçı” görünmüyorlardı. Biri ortaokul son sınıfta okuyan oğlunun başarısından ve bahsederken diğeri kendi evladının sıkıntılarından dem vuruyordu. Biri diğerine “senin oğlun nerede okuyor?” diye sordu. Diğeri ismi “irtica okulları”, “Fethullah’ın okulları” olarak anılan bir müesseseden bahsetti. Diğeri birden duraksadı ve orası falanların değil mi diye sordu. O bayanın oğlunda meydana gelen güzel gelişmeleri anlatırken heyecanı dışarı yansıyordu. Sonunda sözü söyle bağladı. “Ben önceleri o söylenenlere inanıyordum, ancak onları tanıyınca ve oğlumda ki değişimi görünce artık hiç şüphem kalmadı. Onlar güzel işler yapıyorlar. Tavsiye ederim sen de çocuğunu oraya ver”

Evet o kadın doğru söylüyor. Bu ülkede herkes Sayın Gülen’i tanıyor. Tanımak istemeyenler kendi körlüklerine yansınlar. Sayın Gülen’in sitesine www.m-fgulen.org girenler medyada onunla alakalı bugüne kadar yazılmış binlerce yazı bulabilirler.

Durum bu halde iken, hala Cumhuriyet Gazetesi yeni bir yazı dizisine başlıyor ve sözüm ona bilinmeyen gerçekleri haykırıyor. Bu durumda halkımız ve özellikle yurtdışında yaşayan ve eğitim faaliyetlerinin neticelerini ayan beyan gören insanlar olarak Sayın Gülen’e yapılan haksızlığa sessiz kalınmasına üzülüyoruz. Bence bu güne kadar Sayın Gülen ve “Gönüllüler Hareketi”, eğitim faaliyetleri ile ilgili yazı yazmış, gitmiş ziyaret etmiş, gönül vermiş her bir insanın bu haksızlığa ve karalamaya dur demesi, köşelerine taşıması, kınaması gerekir. Bu yazı dizisinin durdurulması yapılması gereken en doğru harekettir. Kendi evi kristal olanların, başkalarının camına taş atmaması gerekir. Sayın Gülen her platformda kendisini ifade ediyor. Cumhuriyet Gazetesi ve Hikmet’i kendinden olan insanların önce ayıplarını düzeltmeleri gerekir.

Sayın medyamızın, güzide insanları. Lütfen çifte standardı bitirin ve sesinizi yükseltin. Çünkü yarın böyle iddialara maruz kalırsanız, doğruyu seslendirecek bir medyaya ihtiyacınız olacak.

Share:

More Posts

Send Us A Message