İftar, İftihar…

Home » Türkçe » Basından » Haberler » İftar, İftihar…

Sanatçılar, din adamları, yazarlar, işadamları, gazeteciler ve daha pek çok toplum kesiminden rengarenk bir topluluk… Masalar arasında gidip gelmeler, ayak üstü sohbetler, bitmeyen musafaha hali, sahnede sokaktan çıkıp gelmiş en doğal halleriyle “siz de bizim gibi el ele tutuşun” diyen çocuklar, önce şaşkınlıkla karşılayan sonra davete icabet eden büyükler, salonda ayağa kalkan “laci” topluluğu, kavuşan eller, konuşmalar, şarkılar, temenniler, selamlar…

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın on yıl önce Polat Rönesans’ta verdiği iftarla başlayan, kâh geniş kitlelerle kâh kârlı şubat akşamlarında küçük mekânlarda sürdürülen geleneksel iftarın onuncusundayız. Bu sefer fotoğraflar renkli. O zaman Zaman Gazetesi’nde bütün fotoğraflar gibi iftar fotoğrafları da siyah beyaz yayınlanmıştı. Kasım Gülek, Cem Karaca, Fethullah Gülen’li fotoğraflar… Bugün bile bakıldığında tarihi bir olay anını yansıttığını düşünebilirsiniz. Gazetenin yayın politikası tercihinden dolayı fotoğrafların siyah beyaz oluşu, o iftar manzarasına bir derinlik katmış sanki; çok daha eskilere dayalı bir hatırayı barındırıyormuş hissi taşıyor.

Çok değil on yıl önce bir iftar yemeğinde buluşan bir avuç insan, bir ‘yemeğin’ ne kadar büyük anlamlar içerdiğini gazetelerin manşetlerine taşınmasından önce de biliyorlardı belki, ama bir adım atmak gerekiyordu. Ve bu yemeğe gitmek ‘cesaret’ gerektiriyordu; her zaman olduğu gibi. Onursal başkanlığını yapan Fethullah Gülen’den dolayı, pek çok etkili çevrenin bu buluşmalardan rahatsızlığı belliyken, bugün halen daha canlı ve kalabalık topluluklarla geleneğinin sürdürülüyor olması, Türkiye’de on yıl önce atılan adımın ne kadar isabetli ve sağlam olduğunu gösteriyor. Sivil kuruluşların inandırıcılığına ve güçlülüğüne de işaret ediyor. Her sefer siyasilerin ilgisine mazhar olsa da siyasi bir hüviyet belirtisi göstermeksizin sivil inisiyatifi kuvvetli tutan vakıf, faaliyetleriyle taraflı tarafsız her kesimin takdirini çekmeye devam ediyor. Hayatın anlamınının buluşmaktan, birlikte ve huzurlu yaşayabilme kabiliyetini geliştirmekten geçtiğine inananların sayısının ne kadar da çok olduğunu gösteriyor.

İlk iftarda da son iftarda da bulunan Gülay Göktürk’e göre bu iftarlara katıldıkları için kendilerinin haber olmamaları gelişmeyi özetliyor. Artık bu alışıldık bir manzara: Farklı din temsilcilerinin bir araya geliyor olması, seküler insanların ‘dini yönlerini izhar etmekten kaçınması, dindarlarla laikin aynı yemek masasında Ramazan ritüellerini yerine getirmesi… Dışardan gözleyenler böyle bir etkinliğin profesyonel bir çalışma ile mümkün olabileceğini söyleyebilirler; onuncu kez aynı heyecanla insanlar bir araya geliyorsa bu sadece gönüllerdeki mayanın tuttuğunu gösterir.

Share:

More Posts

Send Us A Message