Reyhanlı katliamını değerlendirdi: Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?

Home » Türkçe » Basından » Haberler » Reyhanlı katliamını değerlendirdi: Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?

Reyhanlı katliamını değerlendirdi: Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür?

Fethullah Gülen Hocaefendi, fgulen.com internet sitesinde yayınlanan sohbetinde, Reyhanlı’daki bombalı saldırıları değerlendirdi. Gazetelere yansıyan bilgiler ve fotoğraflardan çok etkilendiğini anlatan Hocaefendi, “İnsanların masum olup olmamasına bakmadan, çocuk, kadın-erkek olmasına bakmadan… Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür! Bu nasıl sadistliktir! Hayvanlar bile böyle yapmazlar.” ifadelerini kullandı. Ölen vatandaşlar için herkesin dualarında yer ayırması gerektiğini dile getirirken, “Dualarımızda haksız yere, zulümle öldürülmüş, şehit edilmiş insanları yâd edelim.” dedi. Hocaefendi, vahşetin önümüzdeki çağlara damgasını vurmaması için uzun vadeli planlar yapılması, stratejiler oluşturulması, kardeşlikle toplulukların kucaklanması tavsiyesinde bulundu.

Fethullah Gülen Hocaefendi, sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org sitesinde Reyhanlı’daki bombalı saldırılara ilişkin önemli mesajlar verdi. Patlamadan sonra gazetelerin sayfalarına bakarken gözlerinin dolduğunu belirten Hocaefendi yaşadığı üzüntüyü, “Bir vahşet, bir şenaat (iğrençlik), bir denaet (alçaklık). İnsanların masum olup olmamasına bakmadan, çocuk, kadın-erkek olmasına bakmadan… Bu nasıl bir gözü dönmüşlüktür? Bu nasıl psikopatlıktır? Bu nasıl sadistliktir? Hayvanlar bile böyle yapmazlar!” sözleriyle dile getirdi. Ardından izlediği bir belgesele atıf yaptı: “Bir panter, hamile bir maymunu yakalıyor; onu hırpalarken maymun vaaz’-ı haml ediyor (doğum yapıyor.) O vahşi hayvan yavrunun farkına varınca hemen avını orada bırakıyor, yavrunun üzerine eğilip onu koklamaya başlıyor, ağzına nefes veriyor, yalıyor. Avlamak istediği bir hayvanın masum, mazlum yavrusunu o halde görünce, bir annenin yapacağı şeyleri yapıyor. Yahu bari insanlar bu vahşilerden ders alsalar! Ne istiyorsunuz o masum insanlardan, o kadınlardan, bu nasıl bir feryad ü figân tutkusudur? Bu nasıl insanlıktır?”

Fethullah Gülen Hocaefendi, Reyhanlı’daki saldırıları değerlendirirken, önemli tespit ve tavsiyelerde bulundu. Haber ve fotoğraflardan çok etkilendiğini anlatan Hocaefendi, saldırıyı ‘hayvanların bile yapmayacağı bir canavarlık’ olarak nitelendirdi.

Konuşmasında Anadolu’yu, ‘anaların dolu olduğu, anaların analarca evlatlar ortaya koyduğu ve cihanın analarla idare ediliyor gibi şefkatle idare edildiği’ bir yer olarak tarif eden Hocaefendi, herkese şefkat ruhu aşılayan mübarek Anadolu’nun adeta problemler sarmalı içinde bulunduğuna dikkat çekti. Bu problemlerin yüksek bir basiret, yüksek bir firaset ve pozitif projelerle, stratejilerle çözülmesi temennisinde bulunan Fethullah Gülen Hocaefendi, aksi takdirde yaşanacaklar için “Hafizanallah, anaların yurdu canavarların yurdu haline gelir. Allah’ım öyle bir şeyin rüyasını bile bize gösterme!” diye dua etti.

Falanı sevmiyorum, ‘evet’ ‘Ben falanı sevmiyorum, bu açıdan da onun ne pozitif ne de negatif projelerine evet demiyorum!’ düşüncesinde olup o doğrultuda hareket edenlerin varlığına da işaret eden Hocaefendi, bunları lanetlik hadisenin failleri olan psikopatlarla, sadistlerle beraber mütalaa ettiğini vurguladı. Bu konuda şu tavsiyelerde bulundu: “Niyetlerin güzelliğine bakmak lazım. Her şeyin güzel yönüne bakmak lazım. Akıl sahiplerince tescil edilmiş mi, edilmemiş mi? Her şeyine evet mührü basılmış mı basılmamış mı ayrı bir mesele! Pozitif bir mührün basılacağı boş bir yer varsa, bence insan olana düşen şey oraya pozitif bir mühür basmaktır. Olmasın diye, illa karşı taraf bu mevzuda yenik düşsün, falsolar fiyaskolar yaşasın diye, bir yönüyle olumluluk adına atılan adımlara bile çelme takma, onları engellemeye çalışma mürüvvetsizliktir. Hiç kimsenin makamına, mansıbına, payesine, onun beklediği şeylere gözünü dikmeden, ‘Benim de olsun!’ demeden.. ‘Hayır benim değil, başkalarının olsun; Allah bana verirse şayet, benimki de başkalarının olsun.’ diyecek kadar bir hasbî ruhla bütün toplumu dört bir yandan kucaklamakla ancak o analar yurdunu, o huzur dünyasını bir huzur ülkesi şekline getirebiliriz, koruruz.”

Çare için asırlık planlar yapılmalı

Fethullah Gülen Hocaefendi, ‘Reyhanlı’da şehit olan insanlar için “Allah (celle celalühü) Firdevs lütfeylesin.” diye dua ederken, arkada kalanlara da “Kadere taş atmasınlar. Cenab-ı Hakk’ın o mevzudaki meşietini tenkit etmesinler.” tavsiyesinde bulundu. ‘Ah, off, etmenin’ derde derman olacak yarayı tedavi edecek şeyler olmadığını belirten Hocaefendi, çözüm önerilerini ise özetle şöyle aktardı: “Uzun vadeye bile vâbeste olsa, bu problemi çözmek için ne türlü stratejiler, ne türlü planlar uygulanacaksa, kararlı, yılmadan, yarım asır istiyorsa yarım asır, bir asır istiyorsa bir asır demeden o plan ve projeleri ortaya koymak, onlarla bu onulmaz derde derman olmaya çalışmak lazım.

Bugün etnisiteye dayalı bir şey var. Irk mülahazasına dayalı bir şey var. Biz mi sebebiyet verdik başkaları mı sebebiyet verdi? Fakat ifratlar tefrit, tefritler de ifrat doğurdu. Siz ‘kan.. kafatası..’ derseniz, başkaları da aynı şeyleri söyler. Bana göre de kafatası der. Siz ‘ille de falan’ der, her şeyi falana bağlamaya çalışırsanız, başkaları da ‘filan’ der. Başkasına filan dedirtmemenin yolu, falan dedirtmemeye bağlıdır. Meryem Cemil kitabında bu fitne ve fesadın bu ölçüde bütün milleti bütün ulusu sarsabilecek şekilde inkişaf etmesi yoksa hortlama mı denir? Magmalar gibi fışkırma mı denir? Ne derseniz deyin. Fışkırmasına sebep olan işte böyle bir yerde ifrata gitme meselesidir. Senin âlemden beklediğinin, âlemin de senden beklediği şeyler olduğunu katiyen hatırından çıkarmaman lazım. Saygı gösterirseniz saygı bulursunuz. Takdir ederseniz takdir görürsünüz. Farkımız yok derseniz, farkımız yok derler. Neyin nasıl geriye dönmesini istiyorsanız eğer bence onu âleme öyle ısmarlayın, öyle gönderin, öyle postalayın. Siz, size ve sizin değerlerinize başkalarının hayranlık duymasını istemez misiniz? Onun yolu buysa, niye milleti sizden uzaklaştıracak, size sövdürecek bu yol takip ediliyor? Neden kınanıyor? Neden onlar hafife alınıyor? Mesele budur? Çok basit bir mesele. Ama hepimizi karşılıklı olarak o hataları yapmış, hataları hata olmakla bırakmamış, meselenin bir kin, nefret yumağı haline gelmesine sebebiyet vermişiz. Ülke bu haliyle bir kin ve nefret sarmalı içinde kalmıştır. Bunların, bu gailelerin, bu dahiyelerin bertaraf edilmesi basiretli hareket edilmesine bağlıdır. İnsanlığın ümidi yine bir yönüyle milletimize kalmıştır. İnşallah vaade vefada hulf edilmez. Yanlış bir yola gidilmez. Bu canavarlıklardan, bu vahşetten vazgeçer insanlık bir gün.”

Share:

More Posts

Send Us A Message