
Öcalan’ın avukatı İrfan Dündar’ın da Murat Karayılan’ı yalanladığı ortaya çıktı. Dündar, KCK iddianamesinde yer alan ifadesinde, Oslo görüşmelerini PKK yöneticilerinden Mustafa Karasu’nun sızdırdığını söylüyor.
Oslo görüşmelerini cemaatin sızdırdığını söyleyen terör örgütü liderlerinden Murat Karayılan’a bir yalanlama da Öcalan’ın avukatı İrfan Dündar’dan geldi. Dündar, KCK soruşturması kapsamında verdiği ifadede çarpıcı itiraflarda bulunmuştu. Terör örgütü ve MİT arasında Oslo’da yapılan görüşmelerin, terör örgütü PKK tarafından sızdırıldığını anlatan Dündar, isim bile vermişti. Buna göre kayıtlar, görüşmelere bizzat katılan ve çözüm sürecinden duyduğu rahatsızlığı sık sık gündeme getiren Mustafa Karasu tarafından servis edilmişti. Karasu, PKK bünyesindeki ‘Kürdistan Aleviler Birliği Komitesi’nin de başkanı olarak görev yapıyor. Dündar’ın verdiği bilgilere göre, 2008 yılında Öcalan ile devlet görevlileri arasındaki görüşmeler yeniden başlıyor. Ancak 2011 yılında terör örgütü tarafından gerçekleştirilen Silvan saldırısı, görüşmelerin kesilmesine neden oluyor. Dündar, ifadesinde şunları söylüyor: “Bu süreçte Oslo görüşmeleri olarak bilinen paralel görüşmeler olarak adlandırılan, PKK’nın kırsal alanında faaliyet yürüten üst düzey örgüt mensupları olan Sabri Ok, Adem Uzun, Mustafa Karasu, Zübeyir Aydar, Nuriye Kespir ile toplam 12 adet değişik yer ve tarihlerde görüşmeler yapıldı. Hatta bu görüşmelerin bazılarına ait ses kayıtları basına sızdı. Benim bildiğim kadarı ile basına sızdırılan ses kayıtları Mustafa Karasu tarafından yapılmış.” Terör örgütü PKK’nın elebaşılarından Murat Karayılan, 2011’deki Oslo görüşmelerinin sızdırılmasıyla ilgili iki gün önce 4 gazetede (Milliyet, Vatan, Radikal ve Birgün) yayınlanan röportajında, “Bence Oslo görüşmelerini cemaat sızdırdı. Kanaatim öyle.” demişti.
Sabri Ok, Ergenekon’la bağlantılı
Öcalan’ın avukatı, ifadelerinde Oslo görüşmelerine PKK adına katılan heyete Sabri Ok’un başkanlık yaptığını kaydetti. Sabri Ok ile Ergenekon arasında bağlantı olduğunu söyledi. 2005 yılında Sabri Ok’un cezaevinden çıktıktan sonra Ağrı ili Eleşkirt ilçesinde askerlik yaptığını belirten Dündar, Sabri Ok’un Jandarma İstihbaratı ile de bağlantısının olduğunu belirtti. Şu bilgileri verdi: “Askerdeyken ben bir kere ziyaretine gitmiştim. Burada yaptığım ziyarette Sabri Ok’un yakın arkadaşlarından ve sürekli kendisini ziyaret eden ismini şu an hatırlamadığım bir şahıs bana ‘Sabri Ok’un askerlik görevini yaparken Jandarma İstihbaratı’ndan Zeki ya da Zekeriya isimli bir binbaşı ile sürekli temas halinde bulunduklarını, Ok’un askerlik yaptığı dönemde iki askerin kendisini koruduğunu’ anlattı. Daha sonra askerliği bittikten sonra Sabri Ok’un örgüt içerisinde hızla yükselerek Avrupa sorumluluğuna geldiğini ve Öcalan tarafından da Sabri Ok’un örgüt içinde korunduğunu ve bir keresinde Öcalan’ın, ‘Benim Türkiye temsilcim’ dediğini hatırlıyorum. Dolayısı ile Sabri Ok’un Ergenekon yapılanması ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum.” (Yakup Çetin)
‘Karayılan Boş Konuşuyor, Ciddiye Alınmamalı’
Başbakanlık Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Oslo görüşmelerini cemaatin sızdırdığını, Uludere katliamını ise ABD’nin organize ettiğini iddia eden terör örgütü PKK’nın yöneticisi Murat Karayılan’ın ciddiye alınmamasını istedi.
Karayılan’ın delilsiz iddialarının boş konuşma olduğunu kaydeden Akdoğan, “Bu adamın her lafını ciddiye alıp değerlendirecek değiliz. Varsa bir bildiği delilini de ortaya koysun. Süreci yanlış anladığını daha önce söylemiştim. Silah bırakmanın normalleşme tamamlandıktan sonra geleceğini söylemek, süreci anlamamak demektir. Ciddi konularda yapılan delilsiz konuşmaların dikkate değer olmadığı açıktır.” dedi.
Akdoğan, Karayılan “Normalleşme adına her şey yapılacak bitecek, ondan sonra silahların bırakılacağına dair sözlerinin de bir kıymetinin olmadığını söyledi. Akdoğan, sürecin her aşamasında normalleşmenin yaşanmasının doğal olduğunu kaydeden Akdoğan, daha şimdiden silahların susmasının turizm yatırımları ve ekonomik faaliyetlerde kendisini hissettirdiğini vurguladı.
Bunun daha da ilerleyeceğini aktardı. Akdoğan, şöyle devam etti: “Demokratikleşme anlamında adımlar atılıyor elbette normalleşme de olacak. Ama örgüt üyelerinin durumuyla ilgili konular silah bırakıldıktan sonra gündeme gelecek şeyler. Normalleşme adına her şey yapılacak bitecek, ondan sonra silahların bırakılacağına dair sözlerin bir kıymeti yok. Elinde silahı olanlarla ilgili neyi konuşacaksınız, olacak şey mi. Önce silahlar bırakılacak, normalleşmeyi tamamlayacak adımlar arkasından gelecek.” (Ali Aslan Kılıç)








