
Aylık İlim Kültür Dergisi Sızıntı, yayın hayatında 34 yılı geride bıraktı. Daha çok bilimsel yazılarıyla dikkat çeken Sızıntı’ya okuyucular, her konuda mektup gönderiyor. Her birisine tek tek cevap yazılan okur mektuplarından ibretlik hikâyeler çıktığını kaydeden Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. İrfan Yılmaz, çocukların şuuraltı beslenme dönemine hitap eden anne-çocuk hikâyelerini önemsediklerini belirtiyor.
Ocak sayısı itibarıyla 408. sayısına ulaşan Sızıntı Dergisi’nin 1979 yılından günümüze yayın hayatını anlatan Prof. İrfan Yılmaz, “Hocaefendi, Bornova’da İslam ve bilim konulu vaazlar verirdi. O günlerde üniversite camiasında iman bunalımı yaşanıyordu. Hep din ve bilim çatışır diye öğretiliyordu. Hocamız da bunun böyle olmadığını herkese duyurmak gerektiğini belirtiyordu. Böylece Sızıntı yayın hayatına başladı.” diyor. 12 Eylül 1980 darbesi öncesi bu yıllarda Allah, Peygamber ve Kur’an demenin irtica sayıldığını hatırlatan yazar, Sızıntı’ya özgü, ‘Rahmeti Sonsuz, Kudreti Sonsuz, Kâinatın İftihar Tablosu, Yüce Rehber, Yüce Beyan’ gibi sembolik dilin bu süreçte oluştuğunu söylüyor. İman-bilim temalı haberlerin yanı sıra ailenin de derginin temel konularından biri olduğunu dile getiren Prof. Yılmaz, “Aile, toplumun çekirdeği. Mahalleden, sokaktan, şehirden ve toplumdan bahsetmeden önce aileden bahsetmek lazım.” ifadelerini kullanıyor. Yayın hayatının ilk yıllarında hem ihtiyaç sebebiyle hem de kendi tecrübelerinin olmaması sebebiyle aile konularından ziyade iman konusunun işlendiğini söyleyen İrfan Yılmaz, “Sonraları ihtiyaç farklı yönde değişmeye başladı. Ailede yaşanan problemler büyümeye başladı. Biz de evlenip çoluk çocuğa karışınca tecrübe sahibi olduk. Aile konularına yöneldik.” diyor.
Sızıntı, okurları ile de sıkı bir irtibat içerisinde. İlk zamanlar 200 civarındaki mektup sayısı, zamanla binlere ulaşmış. Öyle ki mektupların okunup cevaplanması için bir ekip kurulmuş. Televizyon dizilerindeki çarpık ilişkilerden ibretlik hikâyelere, güncel bilimsel gelişmelerden yaygınlaşan sağlık problemlerine kadar birçok konu talebinde bulunulmuş. İskoçya’da kopyalanan koyun ‘Dolly’ ve içerisine birçok şarlatanlığın karıştığı alternatif tıp, özel sayı çıkarılan konu taleplerinden sadece birkaçı. Kendilerine en çok kız çocuklarının mektup yazdığını aktaran Prof. Yılmaz, “Kız çocuklarında daha fazla yalnızlık psikolojisi var. ‘Annem-babam beni anlamıyor, toplumdan koptum’ gibi mektuplar alıyoruz. Hepsini cevaplıyoruz. Hatta intihar etmeyi düşünen kız çocukları mektup yazıyor. Mektupta yazan adrese, o şehirde oturan arkadaşlarımız ziyarete gitti.” şeklinde konuşuyor. Okur mektuplarından gelen olumlu olumsuz tepkilerle konu tespiti yapan yayın ekibi, aile, çocuk yetiştirme, evlilik ve boşanma gibi çok okunan konuları tekrar tekrar işliyor. Yazıları ayet ve hadislerle temellendiren yazı heyeti, Efendimiz’in (sas) hayatından Osmanlı dönemine yaşanmış örnekler vererek yazı hazırlamış. Bu dosya konularının bir kısmı kitaplaştırılmış. Prof. Yılmaz, “Son dönemlerde bilgisayar oyunları, televizyon programları çok kötü etkiler bırakıyor. Boşanmalarda internetin etkisi büyük. Kadın erkek birbirinden habersiz ayrı dünyalarda chat yapıyor. Tüm bunlara karşı koruyucu tedbir olarak Sızıntı da kendi çapında bir şeyler yaptı. Yazmaya da devam ediyor.” ifadelerini kullanıyor. Tüm bunların ötesinde Sızıntı’nın okurlarında bu kadar makes bulmasını ise hâlâ maaşsız çalışan yazı heyetinin amatör ruhuna ve kuruluşta Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ihlas ve duasına bağlıyor.








