2013 Zaman eğitim kampanyası başladı

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » 2013 Zaman eğitim kampanyası başladı

Zaman’da o haberi okuduğumda “İşte Zaman’ın misyonu bu!” demiştim içimden. İlkokul mezunu bir Karadenizli esnaf taa Uganda’ya gitmiş ve orada bir araba yıkama firması kurmuştu. Daha önce hiçbir gazetenin okuru olmayan esnaf abi Zaman gönüllülerinin biraz da zorlamasıyla Zaman ailesine katılır.

Abone olarak önce o Zaman’ın elinden tutmuş ve Zaman’ı Trabzon’da sahipsiz bırakmayanlardan biri olmuştur. Esnaf abi zeki biridir ve abone olduğu gazeteyi okumayı da ihmal etmez. Okunan Zaman etkisini göstermeye başlar. Esnaf abi bir süre sonra durumun değiştiğini ve bu kez Zaman’ın adeta onu elinden tuttuğunu ve bir başka dünyalara doğru yelken açtırmaya başladığını fark eder.

Zamanla kazandığı yeni bilgiler ve gazetenin ufkunu açması sonrası daha hızlı bir şekilde Zaman okuru olmuştur. Sonrasında Zaman’da okuduğu bir Uganda haberi ve sohbetlerde dinlediği Uganda hikâyeleri ile kendi kendini ikna edip Uganda’ya gitmeye karar verir. O, bir işlevi de eğitim olan Zaman gazetesinin adeta hızlandırılmış bir eğitimle uluslararası işadamı haline getirip mezun ettiği okurlarından biri olmuştur. Damarlarındaki asil kanda gezinip duran Laz cesareti onun itici gücü, abiler ise yeni yürüyüşündeki rehberi olacaktır.

Bugüne kadar kimseyi aldatmayan rehberlerine itimadı ve Zaman’a olan güveni ile yola çıkar. Trabzon’dan önce İstanbul’a uçar. Oradan Fas’a geçer. Oradan da Uganda’ya yani gönüllü hicret bölgesine ulaşır. Firmasını kurar, işletmeye başlar. İşleri de niyeti gibi bereketli olur. Firması küçük olsa da hikâyesi ve sergilediği örnek tavır çok çok büyüktür.

Bu hikâye Zaman’ı Zaman yapan eğitim gönüllülerinin yazdığı binlerce hikâyeden biridir. Zaman’a olmadık eleştiriler yapanlar aslında onun okur-yazar dünyamıza yüz binlerce yeni okur kazandıran muhteşem bir halk okulu olduğunu görmezden gelirler. Ya da her nedense bir türlü anlamazlar. Hayatı umutsuzca ve hep ağlayarak yorumlayanlar için gülen ufku anlamak herhalde bir nasip meselesi olsa gerek.

Zaman abonelerinin benim tahminimce en az yüzde 80’i yeni gazete okurlarıdır. Daha önce başka hiçbir gazetenin okuru olmayan bu kişilerin ilk göz ağrısı da Zaman’dır. Hem dışarıdan hem de içeriden birçok kişi tarafından eleştirilen Zaman abone kampanyaları olmasa bu kişilerin gazete ile tanışmaları veya bir gazete okuru olmaları bir açıdan imkânsız dense yeridir.

Zaman kampanyaları, adeta kenarda köşede kalmış, hiç kimsenin görüp el uzatmadığı, el uzattığınız zaman ise “işlenen demir ışıldar” misali parlamaya başlayan bu kişileri bulup ortaya çıkarmakta ve toplumumuza zenginlik katmaktadır.

Bugün Zaman’ın Türkiye’deki tirajı 1 milyon 100 bin civarındadır. Bu sayının en az 900 bini Zaman sayesinde gazete dünyasıyla tanışmış kişilerdir. Bunların bir kısmı, yeni okula başlamış talebeler gibi, hala okumakta zorlanmakta, belki bir kısmı da gazete sayfalarını açıp arasında gezinmekten bile imtina etmektedir.

Ama bu durumu, bardağa boş tarafından bakıp, eleştirmek çok net bir haksızlık olacaktır. Çünkü nereden bakılırsa bakılsın Zaman olmasa Türkiye’nin sorunlarıyla kahve muhabbetti ekseninde ilgilenecek veya hiç ilgilenmeyecek yüzbinlerce insan, bu çileli gayretin sonrasında gerçekten seviyeli bir gazete okuru haline gelmiştir.

Devlet bir çocuğu ilkokul, lise ve üniversitede okutup 15 yılda mezun etmektedir. Bugün üniversitelerden mezun yüzbinlerce gencimizin okumayla aralarındaki mesafeyi göz önüne aldığınızda, birçoğunun eline bırakın kitabı, gazete bile almadığını düşündüğünüzde Zaman’ın başarısı hiç azımsanmayacak boyuttadır.

Zaman’ın abone yaptığı esnaf ve ev hanımlarının bir anda gazete okuru olmalarını istemek veya beklemek, yukarıdaki 15 yıl esas alındığında açık bir hayalperestlik olacaktır. Her eğitim faaliyeti gibi onun da zamana ihtiyacı vardır. Bu süre abone yapılan esnaf veya ev hanımının mezuniyet ve okur-yazarlık seviyesine göre uzayıp kısalmaktadır. Ben 27 yıllık tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki bu süre 5-7 yıldan az değildir.

Süre uzun olsa da neticede gelen başarı ise inanılmaz müthiş ve güzeldir. Mesele bardağa dolu tarafından bakmayı bilmekte yatmaktadır. Bugün Almanya Zaman’ın yaklaşık 29 bin abonesi var. Bunun sadece yüzde 30’unun iyi bir gazete okuru olduğunu düşünsek bile bu dokuz bin kişi eder ki, Almanya’daki toplumumuz için bu rakam müthiş bir kültürel zenginliktir.

Zaman’ın görünmeyen başarısı ve topluma yaptığı katkı da, bu pek fark edilmeyen sırlarda gizlidir. Yeni eğitim kampanyamızın yepyeni simalarla şenlenmesi ve bir gün “okur-yazar olmakla övüneceğine inandığımız toplumumuzun” gurur duyacağı tirajlarda buluşmak dileğiyle…

Share:

More Posts

Send Us A Message