Hiçbir Başarı Kolay Değil

Home » Türkçe » Basından » Köşe Yazıları » Hiçbir Başarı Kolay Değil

Eğitim gönüllülerimizden Hüseyin Bey, Afrika’daki eğitim hatıralarında diyor ki: Yeni gittiğimiz bir yerde, öğrencilerimle yaptığımız ankette o bölgenin en iyi okulunun “Samedi” okulu olduğunu tespit etmiştim. Randevu alıp okul müdürünü ziyarete gittik. Bizi beyaz bir müdür karşıladı. Okul hakkında bilgi verdikten sonra da kendisi hakkında şunları söyledi:

“Ben İskoçyalıyım. Bundan 25 sene evveldi. İngiltere’de bizi bir seminere tabi tuttular. Biz 600 kadar öğretmendik. Afrika’nın değişik ülkelerine inancımızı anlatmak için gidip okullar açacaktık. Benim gibi birkaç kişi ile özel görüştüler. Bana dediler ki ‘Sen Nijerya’nın Kano eyaletine gideceksin. Orada nüfusun % 98’i Müslüman.’ Ben buraya geldim. Bir bina kiraladım ve okulu açtım. Bakanlık yetkilileri ‘Böyle kiralık yerde okul açamazsınız. Biz sana arsa vereceğiz. Kendi binanı yapacaksın, sonra okul açacaksın’ dediler. Halbuki herkes biliyor ki Nijerya’da okulların % 80’inin resmi kaydı yok ve kiralık binalarda eğitim yapan binlerce okul var. Benim niçin geldiğimi bildikleri için gideyim diye problem çıkarıyorlar. Bana arsayı bilerek şehir dışında verdiler. Buna rağmen ben sabırla binamı yaptım. Şimdi görüyorsunuz, şehir büyüdü, bizim okul şehrin merkezinde kaldı. İlk yıllar çocuklarını göndermediler. Ben de buradan evlendim. Okulun bahçesine cami yaptırdım. Az da olsa hanımın akrabalarından öğrenci geldi. Yarışmalarda hep birincilikleri bizim aldığımızı görünce çocuklarını bize göndermeye başladılar. Şimdi yerimiz yok, onun için gelen öğrencileri alamıyoruz.” Bize yaptığı faaliyetlerini böyle gururla anlattı. Dinlediğim bu tablo karşısında şok yemiş gibi dururken o esnada içeri bir zenci hanım girdi, yanındaki iki çocukla bizi tanıştırdı. Hanımın ismi Ayşe, boynunda haç kolye. İsminden belli ki daha önce Müslüman olan bu hanım Hıristiyan olmuş. Sınıfları geziyoruz. Bayan öğretmenlerin Hıristiyan oldukları giyimlerinden, üzerlerinde taşıdıkları simgelerden belli oluyor.

Bir başka vakitte “Benin”de araştırma yapsak acaba orada okul açabilir miyiz diye düşündük. Benin büyükelçisini ziyaret ettik. O da bizim okulu ziyaret etti. “Benin’de okul açsanız…” diye teklifte bulundu. Biz de “Önce gidip bir araştırma yapalım, sonra açıp açmayacağımızı söyleriz.” dedik. Büyükelçi bize randevu aldı. Benin’e gidip, Dışişleri Başkanlığı ve Milli Eğitim yetkilileri ile görüştük. Onlara “İyi okullarınızdan birini ziyaret etmek istiyoruz.” dedik. Gittiğimiz okul bir kız lisesi idi. 1681 öğrencisi var. Binaları çok güzel ve büyük. 80 yaşlarında zenci bir bayan bizi karşıladı. Okulu gezdirdi. Bu bayan okul müdîresi idi. Okulda laboratuvar falan yoktu. Çalışan personelin çoğu rahibe idi. Öğretmenlerin boynunda haç kolye vardı. Müdür odasında Hz. İsa’ya ait fotoğraf ve haç işaretlerini tespit etmeye çalıştım, 46’ya kadar sayabildim. Bazı sorular sorduk. Yatılı olmayan bu okulda öğrencilerden 4000 $ ücret aldıklarını söyledi. Öğretmenlerin maaşlarını sorduk. Üç-dört defa, “İnanın doğru söylüyorum. Ben kendimi hizmete adadım. Bunun için evlenmedim. Şimdiye kadar maaş almadım. Ölünceye kadar da almayacağım. Onun için de öğretmenlerin maaşlarını bilmiyorum.” dedi. Doğrusu çok etkilendim, ne soracağımı şaşırdım. Elimdeki broşürü açtım. Bir yerinde 48 kişilik rahibelerden oluşan bir fotoğraf gördüm. Beyazlar vardı. “Bu okulda beyaz öğretmenler çalışıyor mu?” dedim. “Şu anda hayır. O resimdekiler 1944 yılında Fransa’dan geldiler ve okulu açtılar. Burada 10 yıl kaldılar. Bizleri yetiştirdiler. Daha sonra bu okulu bize devrettiler. Biz bir vefa borcu olarak her bastırdığımız broşüre onların fotoğrafını koyuyoruz.” dedi. Ayrılırken o yaşlı müdire hanım bizi uğurlamak için dışarıya kadar geldi.

Share:

More Posts

Send Us A Message